"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kimlere cizye vermek vacip değildir

Çocuğa, aklı olmayana ve kadına cizye vermek vacip değildir. el-Muvaffak der ki: Bu konuda ilim adamları arasında bir ihtilafın olduğunu bilmiyoruz. Şüphesiz Hz. Ömer, ordu komutanlarına; “Kadınlar ve çocuklardan cizye almamalarını, cizyeyi sadece ustura kullanan (erkeklerden) almalarını” bir mektup yazarak ortaya koymuştur.

Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’in, Muaz’a buyurduğu: “Ergenlik yaşına ulaşmış bir erkekten bir dinar al.” sözü ise buluğ çağına ermemiş kimselerden cizye almanın vacip olmadığına delildir. Çünkü cizye, kanı/canı akıtılan kimseler adına alınmaktadır. Halbuki diğerlerinin canı, bunların canı ile aynı sayılamaz.

Zimmet ehlinin çocuklarından buluğ çağına girmiş olanlar yahut onların delilerinden olup da ayrılmış olanlara gelince; İlk olarak yapılan anlaşmayla onlar söz konusu zimmet ehlinden sayılmış olurlar; dolayısıyla baştan bir antlaşmanın/akdin yapılmasına ihtiyaçları da yoktur. Çünkü ne Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’den ve ne de Raşit halifelerinden bu gibi kimselerin baştan antlaşma yaptıklarına dair bir nakil gelmiş değildir. Zira antlaşma onların efendileri (ve velileri) ile birlikte yapıldığından onların kapsamına dahil olurlar. Çünkü çocuklar ve deliler, bu antlaşmanın kapsamına dahil olmuş sayılırlar, bu yüzden -başkalarında olduğu gibi- durumlarının değişmesi sebebiyle baştan antlaşma yapmalarına ihtiyaçları yoktur.

el-Kadı (İyaz) bir yerde şöyle der: Bu kimse, antlaşmaya bağlılık göstermek ile onu güvenilir bir yere bırakmak arasında muhayyerdir. Bu, İmam Şafü’nün görüşüdür.

Ödemekten aciz olan bir fakirin cizye vermesi vacip değildir. Bu, İmam Şafü’ye ait görüşlerinden birisini oluşturur. Çünkü Hz. Ömer, cizyeyi üç bölüme ayırmış ve en düşük bölümünü, çalışıp kazanan fakire takdir etmiştir. Bu da çalışıp kazanamayan bir fakire, cizye’den bir şey vermeyeceğine delalet etmektedir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Allah kimseye gücünün üstünde yük yüklemez.” (Bakara Suresi: 286)

İmam Şafü diğer görüşünde ise; Ona cizye vermesi vaciptir, demiştir. Çünkü Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Ergenlik yaşına ulaşmış bir erkekten bir dinar al.” buyurmuştur. Zira onun kanı akıtılamaz; dolayısıyla -buna muktedir olan kimse gibi- cizye vermek kendisinden sakıt olmaz.

Şöyle cevap verilmiştir: Söz konusu olan bu hadis, kendisinden dinar alınması mümkün olanı ve alınması mümkün olmayanı içermektedir. Bu durumda, ondan dinar alınması imkansızdır. Peki, o halde o, dinar vermekle nasıl memur olsun?

Pirifani bir yaşlı, kötürüm, kör ve bu manada olup savaşmaya gücü yetmeyen ve iyileşme ümidi de bulunmayan kimseler de cizye vermezler. Bu, Rey ashabının görüşüdür. İmam Şafü ise iki görüşünden birisinde; Öldürmelerine binaen onların cizye vermek durumunda olduklarını söylemiştir. Ancak onların savaşamadıklarına dair açıklama az önce geçmişti; zira onların da -kadın ve çocuklarda olduğu gibi- cizye vermeleri vacip olmaz.

Efendisi Müslüman olduğu vakit, kölenin efendisine de kölesinden dolayı cizye yoktur. el-Muvaffak der ki: Bildiğimiz kadarıyla bu noktada ihtilaf edeni bilmiyoruz. Çünkü köle hakkında gerekli olacak bir şeyi ancak efendisi öder, ama bu durum, Müslüman olan kölesi için, Müslüman’ın cizye vermesi gerekliymiş gibi bir konuma getirmiş olacaktır. Ama köle kafir olursa, İmam Ahmed’in ifade ettiğine göre ona da cizye vermek gerekli değildir. Bu, ilim adamlarının çoğunluğunun görüşünü oluşturmaktadır. Çünkü kölenin de kanı akıtılamaz, kadın ve çocuklar gibidir yahut malı olmayan aciz ve fakir kimse gibidir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/cizyenin-miktari-odeme-zamani-ve-kimden-alinacagi/,https://kutsalayet.de/cizye-vermesi-vacip-oldugu-halde-musluman-olursa/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız