Kudüs’te iki hüküm yargıcı vardı: Admon ve Hanan ben Avishalom. Hanan iki konu hakkında hüküm verirdi, Admon ise yedi konuda. Bir adam deniz aşırı ülkeye gider ve eşi nafaka talep ederse, Hanan der ki: “Kadın yalnızca sonunda yemin eder, başlangıçta değil.” Ancak başkâhinlerin oğulları onunla bu konuda ihtilaf etmişlerdir ve “başlangıçta ve sonunda yemin eder” demişlerdir. Rabbi Dosa ben Harkinas onların görüşüne katılmıştır. Rabban Yohanan ben Zakkay ise, “Hanan güzel söylemiştir; yalnızca sonunda yemin eder” demiştir.
Bir adam deniz aşırı ülkeye gitmiş ve bir başkası onun karısını geçindirmişse, Hanan der ki: “Parasını kaybetmiştir.” Başkâhinlerin oğulları buna karşı çıkarak, “Ne kadar harcadığına dair yemin etsin ve parasını alsın” demişlerdir. Rabbi Dosa ben Harkinas onların görüşüne katılırken, Rabban Yohanan ben Zakkay, “Hanan doğru söylemiştir, adam parasını ceylanın boynuzuna bırakmış gibidir” demiştir.
Admon yedi konuda hüküm verir. Bir adam ölmüş ve oğullarıyla kızlarını bırakmışsa, eğer mülk fazlaysa oğullar mirası alır, kızlar ise nafaka alır. Fakat mülk azsa kızlar nafaka alır, oğullar ise dilenmek zorundadır. Admon şöyle der: “Sırf erkek olduğum için kaybediyor muyum?” Rabban Gamliel, “Admon’un sözleri bana makul geliyor” demiştir.
Bir kişi, arkadaşına yağ dolu testileri iddia eder, ancak diğeri sadece testileri kabul ederse, Admon der ki: “Talebin bir kısmını kabul ettiğinden yemin etmelidir.” Bilginler ise, “Bu, iddianın türünden bir kabul değildir” derler. Rabban Gamliel burada da Admon’un sözlerine katılır.
Bir adam, damadı için belirli bir meblağı vermeyi taahhüt eder ve ardından düğün gerçekleşmeden nişanı bozarsa, bilginler “kız beklemelidir” der. Admon ise “kız şöyle diyebilir: Eğer kendi adıma bu parayı taahhüt etseydim beklerdim, ama bu kararı babam verdi, şimdi ne yapabilirim? Ya benimle evlen ya da vazgeç” der. Rabban Gamliel burada da Admon’un sözlerini uygun bulur.
Birisi, bir araziye sahip olduğunu iddia eder ama daha önce bu arazinin satış belgesinde tanık olarak imzası varsa, Admon şöyle der: “O, ‘önceki sahibini tercih etmiyordum, şimdikini tercih ediyorum’ diyebilir.” Bilginler ise “hakkını kaybetmiştir” derler. Eğer araziyi bir başkası adına işaretlediyse, hakkını kaybeder.
Bir adam deniz aşırı ülkeye gider ve tarlasına giden yolu kaybederse, Admon der ki: “Kısa yoldan geçebilir.” Bilginler ise “ya yolu yüz maneh karşılığı satın almalı ya da havada uçmalı” derler.
Bir kişi, borç senediyle arkadaşına karşı dava açar ama karşı taraf o araziyi ona sattığını iddia ederse, Admon şöyle der: “Eğer gerçekten bana borçlu olsaydın, bana bu araziyi satarken ödemeni yapardın.” Bilginler ise, “Bu adam akıllıydı, borçlunun borcunu ipotek etmek için araziyi ona sattı” derler.
İki kişi birbirine karşı borç senedi gösterirse, Admon der ki: “Eğer bana borçlu olsaydın, nasıl olur da benden borç alırsın?” Bilginler ise, “Her biri kendi senedine göre alacağını tahsil eder” derler.
Evlilik için üç bölge vardır: Yahuda, Şeria’nın öte yakası ve Celile. Bir şehirden başka bir şehre, bir kasabadan başka bir kasabaya çıkartılamaz. Ancak aynı bölge içindeki şehirler veya kasabalar arasında yer değiştirmek mümkündür. Fakat bir şehirden kasabaya ya da kasabadan şehre taşınmaya zorlanamaz. Kötü yerleşimden güzel yerleşime taşınabilir ama tersine değil. Rabban Şimon ben Gamliel der ki: “Güzel bir yere bile taşınmaya zorlanamaz, çünkü güzel yerleşim kişinin karakterini sınar.”
Herkes Eretz Yisrael’e çıkarılabilir ama oradan çıkarılamaz. Herkes Kudüs’e götürülebilir ama oradan çıkarılamaz; bu kadınlar, erkekler ve köleler için de geçerlidir. Bir erkek Eretz Yisrael’de bir kadınla evlenir ve onu orada boşarsa, ona Eretz Yisrael parası verir. Orada evlenip Kapadokya’da boşarsa, yine Eretz Yisrael parası verir. Kapadokya’da evlenip Eretz Yisrael’de boşarsa, yine Eretz Yisrael parası verir. Rabban Şimon ben Gamliel ise şöyle der: “Ona Kapadokya parası verilmelidir.” Kapadokya’da evlenip Kapadokya’da boşanırsa, Kapadokya parası verilir.