De ki: Rabbimin kelimeleri için deniz mürekkep olsa, Rabbimin kelimeleri bitmeden önce deniz tükenir. Bir o kadarını daha getirsek bile.
Diyanet Vakfı
De ki: Rabbimin sözleri için derya mürekkep olsa ve bir o kadar da ilave getirsek dahi, Rabbimin sözleri bitmeden önce deniz tükenecektir.
Kurtubi Tefsiri
De ki: “Rabbimin sözleri için deniz(ler) mürekkep olsa, buna yardımcı olarak bir o kadar daha katsak, Rabbinin sözleri tükenmeden o deniz(ler) tükenir.”
“De ki: Rabbimin sözleri İçin deniz(ler) mürekkep olsa buna yardımcı olarak bir o kadar daha katsak” yani o denizlere sayıca yahut ağırlık itibariyle o kadarını da eklesek
“Rabbimin sözleri tükenmeden o deniz(ler) tükenir.” ifadesi bir şeyin bitip, boşalmasını anlatmak için kullanılır. Buna dair açıklamalar önceden (bk. en-Nahl, 16/96) geçmiş bulunmaktadır.
Ubeyy’in, Mushaf ında; “Yardımcı olarak” kelimesi; “şeklindedir. Mücahid, İbn Muhaysin ve Umeyd de böyle okumuşlardır. (Buna göre âyet meali: Bir o kadar daha mürekkep getirsek, demek olur).
Bu kelimenin mansub olarak gelmesi, temyiz ya da hal olduğundan dolayıdır.
İbn Abbâs dedi ki: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) yahudilere:
“Size ilimden ancak pek az bir şey verilmiştir.” (el-İsrâ, 17/85) deyince ona şöyle dediler: Bize Tevrat verilmişken bu nasıl olabilir? Kendisine Tevrat verilmiş olanlara pek büyük bir hayır verilmiş demektir. Bunun üzerine: “De ki: Rabbimin sözleri için deniz(ler) mürekkep olsa…o deniz(ler) tükenir” âyeti nazil oldu. el-Vâhidî, Esbâbu Nüzûli’l-Kur’ân, s 307; Süyutî, ed-Durru’l Mensûr, V, 333 de ayru anlamdaki bir rivâyeti kaydetmektedir. Ancak orada bu sebeple indiği belirtilen bu değil; yakın manadaki Lukmân, 31/27-28, âyetleri olduğu zikredilmektedir,
Şöyle de denilmiştir: Yahudiler: Sana hikmet verilmiş bulunuyor. Her kime hikmet verilmiş ise ona pek büyük bir hayır da verilmiş demektir. Sonra da kalkmış sen ruh hakkında bir şey bilmediğini iddia ediyorsun, dediler. Bunun üzerine yüce Allah şöyle buyurdu: “De ki: Bana Kur’ân, size Tevrat verilmiş olsa bile bunların Allah’ın kelimelerine nisbeti pek azdır.”
İbn Abbâs dedi ki: “Rabbimin sözleri” Rabbimin öğütleri anlamındadır. Şöyle de açıklanmıştır: “Kelimeler” ile sonu gelmez kadîm kelâmını kastetmiştir. Bu tek bir kelâm olsa dahi -tek tek kelimeler ihtiva ettiğinden ötürü-çoğul olarak ifade edilmesi mümkündür ve çünkü bu tek tek kelimeler onun yerini tutar. Dolayısıyla onun bir olan kelâmını anlamak için şanını yüceltmek kastıyla çoğul kipiyle ifade edilmesi mümkündür. el-A’şâ der ki:
“Bir yüz ki rengi tertemiz, arı durudur,
Süsler onu boynuyla birlikte; gerdanlar ve bilekler.”
Görüldüğü gibi burada gerdan tek olmakla birlikte çoğul kullanılmıştır.
Kur’ân-ı Kerîm’de:
“Biz sizin velileriniziz.” (Fussilet, 41/31);
“Şüphesiz Zikr’i Biz indirdik” (el-Hicr, 15/9);
“Şüphesiz hayat verenler ve öldürenler, Bizleriz” (el-Hicr, 15/23) diye buyurulmaktadır.
“Şüphesiz İbrahim tek başına bir ümmetti” (en-Nahl, 16/120) âyeti da böyledir; çünkü o tek başına bir ümmetin yerini tutuyordu.
Şöyle de denilmiştir: Kelâmından anlaşılan mefhumlara delâlet eden ibareler ve delil oluş şekilleri, yönleri bitip tükenmez. es-Süddî der ki: Eğer deniz Rabbimin kelimelerine mürekkep olsa, mükâfat yurdu olan cennetin sıfatları bitip tükenmeden önce deniz biter, tükenir.
İkrime de şöyle demiştir: Lâ ilahe illallah, diyenin sevabı tükenmeden deniz tükenir.
Bu âyetin bir benzeri de yüce Allah’ın:
“Eğer yerde olan bütün ağaçlar kalem olsa ve deniz de ardından yedi deniz daha ona katılsa yine de Allah’ın sözleri tükenmezdi.” (Lukman, 31/27)
Hamza ve el-Kisâî de “tükenmeden” anlamındaki fiili “te” ile değilde “ye” ile okumuşlardır. Bu okuyuşa Sebeb (ayni kökten) fiilin önceden geçmiş olmasıdır; (Anlam aynıdır)