"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kehf 105

İşte onlar, Rablerinin ayetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr edenlerdir. Bu yüzden yaptıkları boşa gitmiştir. Kıyamet gününde onlar için bir tartı kurmayız.

Diyanet Vakfı
İşte onlar, Rablerinin ayetlerini ve Ona kavuşmayı inkar eden, bu yüzden amelleri boşa giden kimselerdir ki, biz onlar için kıyamet gününde hiçbir ölçü tutmayacağız.

Kurtubi Tefsiri
“Onlar, Rabblerinin âyetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr edip amelleri boşa gitmiş olanlardır. Biz kıyâmet günü onlar için Ölçü tutmayacağız.

İbn Atiyye der ki: Ancak bundan sonra gelen yüce Allah’ın şu âyeti bütün bu görüşlerin zayıf olduğunu ortaya koymaktadır:

“Onlar, Rabblerinin ayetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr edip, amelleri boşa gitmiş olanlardır.”

Bu taifeler arasında ise Allah’ı inkâr eden, O’na kavuşmayı, öldükten sonra dirilişi, amellerin karşılıklarının verilmesini inkar eden yoktur. Bunlar ancak putlara tapan Mekke müşriklerinin vasıflarıdır. Ali ile Sa’d (radıyallahü anh)ın sözünü eltikleri kimseler ise bu âyet-i kerîmeden paylarına düşeni almış bulunan kimselerdir.

“Amelleri açısından ” âyeti temyiz olarak nasbedilmiştir.

“Boşa gitmiştir” âyetini, Cumhûr “be” harfini esreli olarak okumuştur. İbn Abbâs ise “be” harfini üstün olarak okumuştur.

2- Allah Nezdinde Değer Taşıyan Kişiler ve Ameller:

“Biz, kıyâmet günü onlar İçin ölçü tutmayacağız” âyetindeki “Tutmayacağız” âyetini Cumhûr azamet “nûn”u ile (yani yüce Allah’a raci’ olan birinci çoğul zamiriyle) okumuşlardır. Mücahid ise gaib “ya”sı ile okumuştur ki; Allah onlar için ölçü tutmayacaktır, anlamında olur. Ebû Ubeyd b. Umeyr ise; diye okumuştur. O takdirde ölçü anlamındaki kelimenin sonunu “elif siz olarak şeklinde okumalıdır. Nitekim mücahid de aynı şekilde; “Kıyâmet gününde hiçbir ağırlıkları olmayacaktır” diye okumuştur.

Ubeyd b. Umeyr der ki: Kıyâmet gününde iriyarı, uzun boylu, çok yiyen -çok içen birisi getirilir de yüce Allah nezdinde sivrisinek kanadı kadar bir ağırlığı olmayacaktır.

Derim ki: Bu ve benzeri bir kanaat, kişisel görüşe dayanılarak söylenemez, Bu manada merfu bir hadis olarak Buhârî ve Müslim’in, Sahih’lerinde Ebû Hüreyre’den gelen bir hadis sabit olmuştur. Buna göre Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Kıyâmet gününde iriyarı, oldukça şişman adam gelecek de sivrisinek kanadı kadar bir ağırlığı olmayacaktır. Arzu ederseniz: “Biz kıyâmet günü onlar için ölçü tutmayacağız” âyetini okuyunuz.” Buhârî, Tefsir 18. sûre 6; Müslim. Sıfatul-Münâfikîn 18.

Onların hiçbir mükâfatları olmayacaktır, demektir. Onların bütün amellerine azâb ile karşılık verilecektir. Çünkü onların kıyâmet günü kurulacak terazilerde tartılabilecek türden hiçbir iyilikleri bulunmayacaktır. İyiliği bulunmayan kimse ise cehennemdedir.

Ebû Said el-Hudri der ki: Tihâme dağlan gibi ameller getirilecek fakat bunların hiçbir ağırlığı olmayacaktır.

Şöyle de açıklanmıştır; Âyetin mecaz ve istiare kastı ile zikredilmiş olma ihtimali de vardır, O gün onların bizim yanımızda hiçbir kıymetleri olmayacaktır, denilmiş gibidir. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.

(Zikrettiğimiz) Hadîs-i şerîfteki fıkhı incelikler arasında şunlar da vardır: Şişmanlamak için gayret gösterenlerin şişmanlığı yerilmektedir. Çünkü bu maksat ile yiyecekler için bir takım külfetlere girilir ve üstün ahlâkî değerler bırakılarak bunlarla meşgul olunur. Hatta lüks ve şişmanlamak maksİsmi ile yeteri miktardan fazla yemek yemenin haram olduğuna dahi delil de görülebilir. Nitekim peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz şanı yüce Allah tarafından en çok buğzedilen adamlar, şişman habr (ilim adam)dır.” Bk. el-Aclânî, Keşfu’l-Hafâ, I. 248, h. no: 761.

İmrân b. Husayn tarafından rivâyet edilen hadiste Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)ın şöyle buyurduğu rivâyet edilmektedir: “Sizin en hayırlınız benim çağdaşlanmdır. Sonra onların arkasından gelenlerdir, -İmrân dedi ki: Kendi neslinden sonra iki mi yoksa üç nesil mi zikrettiğini bilemiyorum. Ondan sonra, sizden sonra öyle bir kavim gelecek ki şahidlik etmeleri istenmeksizin şahidlik edecekler. Hainlik edecekler, kendilerine güvenilmeyecek, adakta bulunacaklar, adaklarını yerine getirmeyecekler ve aralarında şişmanlık başgösterecektir.” Bukûrl, Şehâdât 9, Fedâilu Ashâbin-Nebiyy 1, Rikaak 7, Eymân 27; Müslim, Fedâilul Sahâbe 214; Ebû Dâvûd, Sünne 9; Tirmizî, Fiten 45; Nesâi, Eymân 29; Müsned, IV, 426, 427, 440.

İşte bu, yerici bir ifadedir. Buna sebeb de şudur: Kişinin isteği ile (kesbiyle) meydana gelen şişmanlık çokça yemekten ve oburluktan; rahatlıktan, güvenlik duymaktan ve nefsin arzu ve isteklerini sınır tanımadan yerine getirmekten dolayıdır. Böyle bir kimse Rabbinin değil, nefsinin kuludur. Bu durumda olan bir kimse hiç şüphesiz harama düşer. Haramdan oluşan her bir ete ateş her şeyden çok yaraşır. Nitekim yüce Allah kâfirleri pek çok yediklerinden ötürü yererek şöyle buyurmaktadır:

“Kâfirler ise; onlar faydalanırlar ve davarların yediği gibi yerler. Kalacak yerleri ise ateştir onların,” (Muhammed, 47/12)

Mü’min onlara benzemeye çalışacak ve bütün hal ve zamanlarında onların nimetlerden istifade ettiği gibi istifade etmeye kalkışacak olursa, imanın hakikati nerede kalır? İslâm’ın görevlerini yerine getirmek nerde kalır? Yemesi, içmesi çoğalan bir kimsenin oburluğu da artar. Yemeye, içmeye daha düşkün olur. Geceleyin tembelliği ve uykusu artar, gündüzü ise boş işlerle geçer, Geceleri uyur kalır, el-A’râf Sûresi’nde (7/31. âyet 4. başlıkta) bu anlamdaki açıklamalar geçmiş bulunmaktadır.

Yine aynı sûrede (8 ve 9. âyetlerin tefsirinde) Mizan’dan söz edilmiş, o Mizan’ın, amel sahifelerinin kendilerinde tartılacağı iki kefesinin bulunduğu belirtilmiştir, tekrarlamanın anlamı yoktur.

Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) da İbn Mes’ûd’un hurma ağacına tırmanırken ince bacakları dolayısıyla ashabın gülmesinden ötürü şöyle demişti; “Sizler yeryüzü ahalisinin amelleri ağırlığınca gelecek bir bacaktan dolayı mı gülüyorsunuz?” Müsned, î, 114, 420-42 İde: Ashabın bazılarının Abdullah b. Mesudun bacaklarının inceliğine gülmeleri üzerine; Hazret-i Peygamber: “Kıyâmet gününde bu bacakların Uhuddan daha ağır basacaklarını” bildiren bir rivâyet yer almaktadır. Bu şahısların da tartılacağına delildir. Bunu da el-Gaznevî zikretmiş bulunmaktadır.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/kehf-104/,https://kutsalayet.de/kehf-106/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız