Erkek karısına defalarca zıhar yapar da henüz kefaret ödemiş olmazsa, o vakit bir kefaret öder. Bu, mezhebimizin zahir görüşüdür. Zıhar yaparken ister bir mecliste veya birkaç mecliste olmuş olsun, tekrara niyet etmiş veya baştan söylemeyi kasdetmiş olsun veyahut da boşanmaya niyetlenmiş olsun, fark etmez. Bunu, İmam Malik, İshak ve Ebu Sevr söylemiştir. Bu, eski görüşüne göre İmam Şafii’ye de aittir. Zira bu tekrarı, eşi hakkında haramlığa dair bir etkisi bulunmayan bir ifade şekli olacağından, zıhar kefareti de bunlardan dolayı vacip olmaz. Bu, Yüce Allah adına yemin etmek gibi değerlendirilir.
İmam Ahmed’den nakledilen görüşün mefhumuna göre, erkek zıhar sözünü söylerken eğer (tekrarı değil de) ayrı ayrı olarak zıharı kasdetmiş olursa, o vakit iki tane kefaret öder. Bunu ise Sevri ve yeni görüşüne göre İmam Şafii söylemiştir.
Rey ashabı ise şöyle demiştir: Eğer bu bir mecliste söylenmiş ise bir tane kefaret öder. Birkaç mecliste söylemiş olursa, (kaç defa söylemişse) ona göre kefaretler öder.
Eğer birinci söylediği zıhar’ın kefaretini ödemiş olur sonra yine zıhar’ da bulunacak olursa, ikincisi için de kefaret öder, bunda bir ihtilaf yoktur. Çünkü bu ikinci zıharı, birinci zıharı gibidir ve helal olan karısını haram saymasıdır; öyleyse bunun da -ilkinde olduğu gibi- kefaretini ödemesi gereklidir. Ama kefaretten öncesi bunun tersinedir.