1 – 2 – 3 – 4 – 5 – 6 – 7 – 8 – 9 – 10 – 11 – 12 – 13 – 14 – 15 – 16 – 17 – 18 – 19 – 20 – 21 – 22 – 23 – 24 – 25 – 26 – 27 – 28 – 29 – 30 – 31 – 32 – 33 – 34 – 35 – 36 – 37 – 38 – 39 – 40 – 41 – 42 – 43 – 44 – 45 – 46 – 47 – 48 – 49 – 50 – 51 – 52 – 53 – 54 – 55 – 56 – 57 – 58 – 59 – 60 – 61 – 62 – 63 – 64 – 65 – 66 – 67 – 68 – 69 – 70 – 71 – 72 – 73 – 74 – 75 – 76 – 77 – 78 – 79 – 80 – 81 – 82 – 83 – 84 – 85 – 86 – 87 – 88
Kasas Suresi, Kur’an’ın 28. suresi olup Mekke döneminde indirilmiştir ve 88 ayetten oluşur. Adını, 25. ayette geçen ve “kıssa, hikâye” anlamına gelen “kasas” kelimesinden alır. Surede özellikle Musa peygamberin hayatı ayrıntılı biçimde anlatılır; ayrıca Allah’ın kudreti, tevhid, ahiret ve dünya malına aldanmama konuları üzerinde durulur.
Surenin başlangıcında Musa peygamberin doğumu ve çocukluğu anlatılır. Firavun’un İsrailoğulları’nın erkek çocuklarını öldürttüğü dönemde Musa dünyaya gelir. Allah, Musa’nın annesine onu bir sandık içinde nehre bırakmasını ilham eder ve onu tekrar kendisine döndüreceğini vaat eder. Musa, Allah’ın takdiriyle Firavun’un sarayında büyür. Böylece Allah’ın, düşmanlarının planlarını kendi iradesiyle nasıl boşa çıkardığı gösterilir.
Kasas Suresi’nde Musa’nın gençlik dönemine de yer verilir. Bir gün istemeden bir kişinin ölümüne sebep olması üzerine Mısır’dan ayrılmak zorunda kalır ve Medyen’e gider. Burada iki kadına yardım eder, ardından onların babasının yanında çalışmaya başlar ve evlenir. Bu dönem, Musa’nın peygamberlik öncesi hayatının önemli bir aşaması olarak anlatılır.
Daha sonra Musa’nın Tur Dağı yakınında ateş görmesi ve burada Allah tarafından peygamber olarak görevlendirilmesi anlatılır. Kendisine mucizeler verilir ve kardeşi Harun’un da yardımcı olarak görevlendirilmesi kabul edilir. Ardından Musa ve Harun, Firavun’u Allah’a kulluğa çağırmakla görevlendirilir.
Surede Musa ile Firavun arasındaki mücadele özetlenir. Firavun’un kibri, inkârı ve halkını saptırması anlatılır. Sonunda Firavun ve ordusunun helak edildiği, buna karşılık İsrailoğulları’nın kurtarıldığı belirtilir. Böylece zulmün geçici, Allah’ın hükmünün ise kalıcı olduğu vurgulanır.
Kasas Suresi’nde Allah’ın Elçisi’ne de hitap edilerek Kur’an’ın Allah tarafından indirildiği bildirilir. Peygamberin bu olayları bizzat görmediği halde vahiy yoluyla öğrenmesinin, Kur’an’ın ilahi kaynaklı olduğunun delili olduğu açıklanır.
Surenin son bölümlerinde Kârûn kıssası anlatılır. Kârûn’un Musa’nın kavminden olduğu, ancak sahip olduğu büyük servet sebebiyle kibirlendiği belirtilir. Malının ve hazinelerinin kendi bilgisi sayesinde verildiğini iddia eder. Kendisine verilen öğütleri dinlemez ve dünya hayatıyla övünür. Sonunda Allah onu ve servetini yerin dibine geçirir. Bu kıssa, servetin insanı kurtarmayacağını ve kibirin felakete götüreceğini gösteren önemli bir ibret olarak sunulur.
Kasas Suresi’nde dünya hayatının geçiciliği sık sık hatırlatılır. Allah’ın yanında bulunan nimetlerin daha hayırlı ve daha kalıcı olduğu belirtilir. İnsanların dünya malına aldanmamaları ve ahiret için hazırlık yapmaları öğütlenir.
Sure, Allah’tan başka ilah bulunmadığını, her şeyin sonunda O’na döneceğini ve hükmün yalnızca Allah’a ait olduğunu vurgulayarak sona erer.
Genel olarak Kasas Suresi, Musa peygamberin doğumundan peygamberliğine kadar olan hayatını ayrıntılı biçimde anlatan, Firavun ve Kârûn örnekleri üzerinden zulüm ve kibirin sonuçlarını gösteren, Allah’ın kudretini ve takdirini vurgulayan, dünya hayatının geçiciliğini hatırlatan ve insanları tevhid ile ahiret bilincine çağıran kapsamlı bir suredir.