"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kamer 20

O rüzgâr, insanları söküp atıyordu — sanki kökü kopmuş hurma kütükleriydiler.

Diyanet Vakfı
O rüzgar, insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.

Kurtubi Tefsiri
İnsanları koparıp atıyordu. Sanki onlar kökünden kopmuş hurma kütükleri idiler.

“İnsanları koparıp atıyordu.” Bu rüzgarın sıfatı konumundadır. Yani rüzgar onları bulundukları yerden söküp alıyordu. Denildiğine göre onları hurma ağacının, kökünden sökülmesi gibi, ayaklarının altından (yerden) onları söküp aldı. Mücahid dedi ki: Rüzgar onları yerden kuparıyordu. Tepeleri üzerine onları bırakıyor, boyunlarını kırıyor, başları vücutlarından ayrılıyordu.

Rüzgar insanları evlerden söküp alıyordu, diye de açıklanmıştır.

Muhammed b. Ka’b babasından rivâyetle Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’ın şöyle buyurduğunu kaydetmektedir: “Rüzgar insanları kabirlerinden söküp çıkardı,”

Denildiğine göre; onlar birtakım çukurlar kazdılar ve bu çukurlara girdiler. Rüzgar onları bu çukurlardan söküp alıyor, onları paramparça ediyordu. Kazdıkları bu çukurlar içindeki ne varsa yok olup gitmiş, geriye yerleri çukur olarak kalmış hurma ağaçlarının dibini andırıyordu.

Yine rivâyet edildiğine göre; onlardan yedi kişi birtakım çukurlar kazmış ve rüzgardan korunmak için onların içinde ayağa kalkmışlardı. İbn İshak dedi ki: Rüzgar şiddetlenince, Âd kavminden yedi kişi ayağa dikildi. Âd kavminin en güçlü ve en iri yarı olanlarından olan bu şahısların altısının ismi bize zikredilmiş bulunmaktadır. Amr b. el-Huli, el-Haris b. Şeddad, el-Hilkam, Tikn’in iki oğlu ile Halecan b. Sa’d. Bunlar çocukları, kadınları iki dağ arasındaki bir geçite soktuktan sonra kendileri gelen rüzgarın çoluk çotuğa erişmeşini önlemek maksadı ile geçidin ağzına dizildiler. Fakat esen rüzgarlar onları tek tek alıp yere yıktı. Bundan dolayı Âd kavmine mensub bir kadın şu beyitleri söylemiştir:

“Zaman alıp gitti Amr b. Hulî ile

Rahat ve huzur kaynağı olan şeyleri,

Sonra el-Harisi ve yüksek tepelere çıkan el-Hilkam’ı aldı.

Rüzgarın estiği yeri kapatan o kimseyi de, O belalı günlerde.”

et-Taberi der ki: İfadede hazfedilmiş lâfızlar vardır. Yani insanları köklerinden söküp alıyor ve onları sanki kökten sökülmüş hurma kütükleri gibi bırakıyordu. Buna göre

“kef: sanki” hazfedilmiş fiil ile nasb konumundadır.

ez-Zeccâc dedi ki:

“Kef ( sanki)” hal olarak nasb konumundadır. Yani: İnsanları kökünden koparılmış hurma kütüklerine benzeyenler olarak söküp çıkartıyordu. Benzetmenin içinde bulundukları çukurlar için olduğu da söylenmiştir.

“Kütükler” lâfzı çoğuludur. Herşeyin arkasına denilir. Âd kavmi ise uzun boylu idiler. Bundan dolayı yüzleri üstü yıkılmış, hurma ağaçlarına benzetildiler.

“Kökünden kopmuş hurma kütükleri” âyetindeki: ” Kökünden kopmuş” diye buyurulması (ve kelimenin sonuna yuvarlak “te” getirilmemesi) “nahl: Hurma ağaçları” lâfzı dolayısı iledir. Bu ise hem müzekker, hem de müennes olabilen bir çoğuldur.

“Kökünden koparılmış olan” demektir. “Ağacı kökünden söktüm, kopardım.”; ” O da söküldü, koparıldı” denilir.

el-Kisaî dedi ki: “Kuyuya dibine varıncaya kadar indim” demektir. Bir kapta bulunan suyu dibine kadar tamamıyla bitirinceye kadar içmek halinde de bu fiil kullanılır. “Kuyunun dibini yaptım” demektir.

Ebû Bekr b. el-Enbarî dedi ki: İsmail el-Kadi’nin huzurunda el-Müberred’e birileri bu olan bin soru soruldu. Ona: Yüce Allah’ın:

“Süleyman’ın emrine de şiddetli rüzgarı verdik.” (el-Enbiya, 21/81) âyeti ile

“Gemilere şiddetli bir fırtına gelip, çatar.” (Yûnus, 10/22) âyeti ve:

“Onlar içleri boşalmış hurma kütükleri imişler gibi.” (el-Hakka, 69/7) âyeti ve “Sanki onlar kökünden kopmuş hurma kütükleri idiler” âyeti arasındaki fark nedir? diye soruldu, o da: üu kabilden âyetlere rastladığınız her yerde isterseniz müzekker olarak lâfza göre kullanırsınız, isterseniz anlama göre müennes olarak kullanırsınız diye cevap verdi.

“Hurma ağacı” lâfızlarının aynı manada olup -belirttiğimiz üzere- hem müzekker, hem de müennes olarak kullanılabilecekleri de söylenmiştir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/kamer-19/,https://kutsalayet.de/kamer-21/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız