Nun. Kaleme ve onların yazdıklarına andolsun.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Nun (Nûn). Ve’l-kalemi (kaleme) ve ma yesturune (yazdıkları şeylere) andolsun.
Mukatil Tefsiri
“Nun ve kaleme” ifadesiyle, Nun denilen balık kastedilmektedir. Bu balık, en alt yerin altında bulunan bir denizdedir. Kalem ise nurdan yaratılmış bir kalemdir. Onunla, gökle yer arasındaki mesafe kadar olan Levh-i Mahfuz yazılmıştır.
“Ve onların yazdıklarına” ifadesi ise, meleklerin Âdemoğullarının amellerinden yazdıkları şeyleri ifade eder.
Bu ayet, Mekke kâfirlerinden Ebu Cehil b. Hişâm, Utbe b. Rebîa, Şeybe b. Rebîa ve diğerlerinin: “Muhammed delidir” demeleri üzerine nazil olmuştur. Bunun üzerine Allah Teâlâ, balığa, kaleme ve meleklerin Âdemoğullarının amellerinden yazdıkları şeylere yemin etmiştir.
Taberi Tefsiri
Müfessirler, “Nun” ifadesinin anlamı hakkında farklı görüşler ileri sürmüşlerdir.
Bazıları, “Nun”un yeryüzlerinin üzerinde bulunduğu balık olduğunu söylemişlerdir.
Muhammed b. el-Müsennâ → İbn Ebî Adiyy → Şu’be → Süleyman → Ebû Zabyân → İbn Abbas rivayetine göre İbn Abbas şöyle demiştir:
“Allah’ın yarattığı ilk şey kalemdi. Kalem, olacak her şeyi yazdı. Sonra suyun buharı yükseltildi ve gökler ondan yaratıldı. Daha sonra Nun yaratıldı ve yeryüzü Nun’un sırtı üzerine yayıldı. Yeryüzü hareket edip sallanınca dağlarla sabitlendi. Dağlar bu sebeple yeryüzüne karşı övünürler.”
Ardından şu ayeti okudu:
“Nun. Kaleme ve onların yazdıklarına andolsun.”
Temîm b. el-Muntasır → İshak → Şerîk → A’meş → Ebû Zabyân veya Mücahid → İbn Abbas rivayetinde de aynı anlam aktarılmıştır. Ancak bu rivayette, “gökler ondan yaratıldı” yerine “gökler ondan yarılıp ayrıldı” ifadesi yer almaktadır.
İbn Beşşâr → Yahyâ → Süfyân → Süleyman → Ebû Zabyân → İbn Abbas rivayetinde İbn Abbas şöyle demiştir:
“Allah’ın yarattığı ilk şey kalemdi. Allah ona: ‘Yaz!’ buyurdu. Kalem: ‘Ne yazayım?’ dedi. Allah: ‘Kaderi yaz!’ buyurdu. Bunun üzerine kalem, o günden kıyamete kadar meydana gelecek her şeyi yazdı. Daha sonra Nun’u yarattı. Suyun buharını yükseltti ve gök ondan yarılıp ayrıldı. Yeryüzü Nun’un sırtı üzerine yayıldı. Nun hareket edince yeryüzü sallandı. Bunun üzerine dağlarla sabitlendi. Dağlar da bu sebeple yeryüzüne karşı övünürler.”
Vâsıl b. Abdüla’lâ → Muhammed b. Fudayl → A’meş → Ebû Zabyân → İbn Abbas rivayetinde İbn Abbas şöyle demiştir:
“Allah’ın yarattığı ilk şey kalemdi. Ona: ‘Yaz!’ buyurdu. Kalem: ‘Ne yazayım?’ dedi. Allah: ‘Kaderi yaz!’ buyurdu. Bunun üzerine kalem, kıyamete kadar meydana gelecek her şeyi yazdı. Sonra suyun buharı yükseltildi ve gökler ondan yarılıp ayrıldı. Daha sonra Nun yaratıldı ve yeryüzü onun sırtı üzerine serildi. Nun hareket edince yeryüzü sallandı. Bunun üzerine dağlarla sabitlendi. Dağlar da bu sebeple yeryüzüne karşı övünürler.”
Vâsıl b. Abdüla’lâ → Vekî’ → A’meş → Ebû Zabyân → İbn Abbas rivayetinde de aynı anlam nakledilmiştir.
Muhammed b. Amr → Ebû Âsım ve Hâris → Hasan → Verkâ → İbn Ebî Necîh → İbrahim b. Ebî Bekir → Mücahid rivayetinde Mücahid şöyle demiştir:
“Nun’un, yedinci yerin altında bulunan balık olduğu söylenirdi.”
İbn Abdüla’lâ → İbn Sevr → Ma’mer → A’meş → İbn Abbas rivayetinde de İbn Abbas, kalemin ilk yaratılan şey olduğunu anlattıktan sonra Vâsıl b. Abdüla’lâ rivayetindeki açıklamaların benzerini zikretmiş ve ardından:
“Nun. Kaleme ve onların yazdıklarına andolsun.”
ayetini okumuştur.
İbn Humeyd → Cerîr → Atâ → Ebû’d-Duhâ Müslim b. Subeyh → İbn Abbas rivayetinde İbn Abbas şöyle demiştir:
“Rabbimin yarattığı ilk şey kalemdi. Ona: ‘Yaz!’ buyurdu. O da kıyamete kadar olacak her şeyi yazdı. Daha sonra suyun üzerinde Nun’u yarattı ve yeryüzünü onun üzerine yerleştirdi.”
Bazı âlimler ise “Nun”un Rahmân’ın harflerinden bir harf olduğunu söylemişlerdir.
Abdullah b. Ahmed el-Mervezî → Ali b. Hüseyin → babası → Yezîd → İkrime → İbn Abbas rivayetinde İbn Abbas:
“Elif Lâm Râ, Hâ Mîm ve Nun, Rahmân’ın kesik harfleridir.” demiştir.
Muhammed b. Ma’mer → Abbas b. Ziyâd el-Bâhilî → Şu’be → Ebû Bişr → Saîd b. Cübeyr → İbn Abbas rivayetinde ise İbn Abbas:
“Elif Lâm Râ, Hâ Mîm ve Nun, kesik bir isimdir.” demiştir.
Bazıları da “Nun”un divit olduğunu söylemişlerdir.
İbn Humeyd → Yakub → İsa b. Abdullah → Sâbit el-Bünânî → İbn Abbas rivayetinde İbn Abbas şöyle demiştir:
“Allah Nun’u yarattı; Nun divittir. Sonra kalemi yarattı ve ona: ‘Yaz!’ buyurdu. Kalem: ‘Ne yazayım?’ dedi. Allah: ‘Kıyamet gününe kadar olacak her şeyi yaz; işlenecek her iyilik ve kötülüğü, helal ve haram olarak takdir edilmiş her rızkı yaz.’ buyurdu. Sonra bunların her birine dünyaya girişini, orada ne kadar kalacağını ve oradan nasıl çıkacağını belirledi. Ardından kullar üzerine koruyucu melekler, yazılan kitaplar üzerine de muhafızlar görevlendirdi. Koruyucu melekler her gün, o güne ait amelleri muhafaza edilen asıl kayıtlardan istinsah ederler. Rızık tükenip iz sona erdiğinde ve ecel tamamlandığında koruyucu melekler muhafızlara gelir ve o günün amelini isterler. Muhafızlar da: ‘Biz sahibiniz hakkında herhangi bir kayıt bulamıyoruz.’ derler. Bunun üzerine melekler geri döner ve onların ölmüş olduklarını görürler.”
İbn Abbas daha sonra şöyle demiştir:
“Siz Arap topluluğu değil misiniz? Koruyucu meleklerin: ‘Şüphesiz biz sizin yapmakta olduklarınızı istinsah ediyorduk’ dediklerini işitmiyor musunuz? İstinsah ancak bir asıldan yapılır.”
İbn Abdüla’lâ → İbn Sevr → Ma’mer → Hasan ve Katâde rivayetinde:
“Nun divittir.” denilmiştir.
İbn Humeyd → Hakem b. Beşîr → Amr → Katâde rivayetinde de:
“Nun divittir.” denilmiştir.
Bazıları ise “Nun”un nurdan bir levha olduğunu söylemişlerdir.
Hasan b. Şebîb → Muhammed b. Ziyâd el-Cezerî → Furât b. Ebî’l-Furât → Muâviye b. Kurre → babası rivayetinde Resûlullah şöyle buyurmuştur:
“Nun. Kaleme ve onların yazdıklarına andolsun.” Nurdan bir levhadır ve kıyamet gününe kadar olacak şeyler onun üzerinde akıp gitmektedir.
Bazıları da bunun Allah’ın kendisiyle yemin ettiği bir şey olduğunu söylemişlerdir.
Bişr → Yezîd → Saîd → Katâde rivayetinde Katâde:
“Allah dilediği şey üzerine yemin eder.” demiştir.
Yûnus → İbn Vehb → İbn Zeyd rivayetinde İbn Zeyd:
“Bu, Allah’ın kendisiyle yemin ettiği bir yemindir.” demiştir.
Diğer bazı âlimler bunun surenin isimlerinden biri olduğunu, bazıları ise sûrelerin başlarında yer alan mukattaa harflerinden biri olduğunu söylemişlerdir.
Kıraat âlimleri de “Nun”un okunması konusunda farklı görüşlere sahip olmuşlardır. Kûfe ve Basra kıraat âlimlerinin çoğu, bunun bir hece harfi olması sebebiyle “nun”u açık şekilde okumuşlardır. Kisâî ise bağlantı sebebiyle son nûnu idğam ederek gizlemiştir.
Taberî şöyle demiştir:
“Bize göre bu iki okuyuş da fasih ve doğrudur. Hangisiyle okunursa okunsun isabet edilmiş olur. Ancak nunu açık şekilde okumak daha fasih ve daha yaygın olduğundan bana daha sevimli gelmektedir.”
“Kalem” ise bilinen kalemdir. Ancak Allah’ın burada kendisiyle yemin ettiği kalem, Allah’ın yaratıp yazmakla görevlendirdiği ve kıyamete kadar meydana gelecek her şeyi yazan kalemdir.
Muhammed b. Sâlih el-Enmâtî → Abbâd b. Avvâm → Abdülvâhid b. Süleym → Atâ rivayetinde Atâ şöyle demiştir:
“Ubâde b. Sâmit’in oğlu Velîd’e, babasının ölüm anındaki vasiyetini sordum. O da şöyle anlattı: Babam beni çağırdı ve şöyle dedi:
‘Ey oğlum! Allah’tan kork. Allah’a birleyerek iman etmedikçe ve kaderin hayrına da şerrine de iman etmedikçe gerçek takvaya erişemezsin. Ben Resûlullah’ın şöyle buyurduğunu işittim:
Allah’ın yarattığı ilk şey kalemdir. Ona: Yaz! buyurdu. Kalem: Ey Rabbim, ne yazayım? dedi. Allah: Kaderi yaz! buyurdu. Bunun üzerine kalem o anda geçmişte olan ve sonsuza kadar olacak her şeyi yazdı.’”
Muhammed b. Abdullah et-Tûsî → Ali b. Hasan b. Şakîk → Abdullah b. Mübarek → Rebbâh b. Zeyd → Amr b. Habîb → Kâsım b. Ebî Bezzâ → Saîd b. Cübeyr → İbn Abbas rivayetinde Resûlullah’ın şöyle buyurduğu nakledilmiştir:
“Allah’ın yarattığı ilk şey kalemdir. Sonra ona emretti ve o da her şeyi yazdı.”
İbn Beşşâr → Abdurrahman → Süfyân → Ebû Hâşim → Mücahid rivayetinde Mücahid şöyle demiştir:
“İbn Abbas’a, kaderi inkâr eden bazı kimselerden söz ettim. Bunun üzerine şöyle dedi:
‘Onlar Allah’ın kitabını yalanlıyorlar. Eğer onlardan birini yakalarsam saçından tutarım ve onu kurtaramazlar. Allah herhangi bir şeyi yaratmadan önce Arşı üzerindeydi. Allah’ın yarattığı ilk şey kalemdi. Kalem kıyamete kadar olacak her şeyi yazdı. İnsanlar bugün ancak hakkında hüküm verilmiş ve tamamlanmış bir iş doğrultusunda hareket etmektedirler.’”
İbn Müsennâ → Abdüssamed → Şu’be → Ebû Hâşim → Mücahid rivayetinde Mücahid şöyle demiştir:
“Abdullah’ın —İbn Ömer mi yoksa İbn Abbas mı olduğunu bilmiyorum— şöyle dediğini işittim:
‘Allah’ın yarattığı ilk şey kalemdi. Kalem kıyamete kadar olacak her şeyi yazdı. İnsanlar bugün ancak tamamlanmış ve hükme bağlanmış bir iş doğrultusunda amel etmektedirler.’”
Mücahid, “Nun ve kalem” ayeti hakkında:
“Kalem, zikrin kendisiyle yazıldığı kalemdir.” demiştir.
“Ve onların yazdıklarına” ifadesi ise, onların yazdıkları ve satır satır kaydettikleri şeyler anlamındadır.
Katâde:
“Yani yazdıkları şeylerdir.” demiştir.
İbn Abbas:
“Yani yazıyorlar.” demiştir.
Mücahid:
“Yani yazdıkları şeylerdir.” demiştir.
Katâde de:
“Yani yazdıkları şeylerdir.” demiştir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…