"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi 699

Muhammed, Ahmed b. Muhammed’den, o İbn Mahbûb’dan, o Cemîl b. Sâlih’ten, o Ziyâd b. Sûka’dan, o Hakem b. Uteybe’den rivayet etti. Hakem şöyle dedi: Bir gün Ali b. Hüseyin’in yanına girdim. Bana, “Ey Hakem! Ali b. Ebî Tâlib’in, katilini kendisiyle bildiği ve insanlara haber verdiği büyük işleri kendisiyle öğrendiği ayeti biliyor musun?” dedi. Hakem dedi ki: Bunun üzerine kendi içimden, “Ali b. Hüseyin’in ilminden bir ilme ulaştım; bu büyük işleri onunla bileceğim” dedim. Sonra, “Hayır, Allah’a yemin olsun ki bilmiyorum” dedim ve ardından, “Ey Resulullah’ın oğlu, o ayeti bana haber verir misin?” dedim. O da şöyle buyurdu: “Allah’a yemin olsun ki o, aziz zikri yüce olan Allah’ın şu sözüdür: ‘Senden önce hiçbir resul, hiçbir nebi ve hiçbir kendisine söz bildirilen kimse göndermedik.’ Ali b. Ebî Tâlib de kendisine söz bildirilen bir kimseydi.” Bunun üzerine Ali’nin anne bir kardeşi olan Abdullah b. Zeyd adlı bir adam, bunu inkâr eder gibi, “Sübhanallah! Kendisine söz bildirilen biri mi?” dedi. Bunun üzerine Ebû Cafer bize dönerek, “Şunu bil ki Allah’a yemin olsun, annenin oğlu bundan sonra bunu biliyordu” buyurdu. O bunu söyleyince adam sustu. Sonra şöyle buyurdu: “Ebû’l-Hattâb’ın helak olduğu mesele de işte budur; çünkü o kendisine söz bildirilen ile nebinin yorumunu bilemedi.”

https://kutsalayet.de/kafi-698/,https://kutsalayet.de/kafi-700/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız