Muhammed b. Yahyâ, Ahmed b. Muhammed’den; o da Hasan b. Mahbûb’dan; o da Hişâm b. Sâlim’den; o da Zürâre’den rivayet etti. Zürâre şöyle dedi:
Ebû Ca‘fer’e:
“Bana haber ver; sizin imamınızı tanımak bütün yaratıklar üzerine farz mıdır?” diye sordum.
Şöyle buyurdu:
“Allah Azze ve Celle Muhammed’i bütün insanlara resul ve yeryüzündeki bütün yaratıkları üzerine Allah’ın hücceti olarak göndermiştir. Bu sebeple kim Allah’a, Allah’ın Resulü Muhammed’e iman eder, ona uyar ve onu tasdik ederse, bizim imamımızı tanımak ona farz olur. Fakat kim Allah’a ve Resulüne iman etmez, ona uymaz, onu tasdik etmez ve onların hakkını bilmezse, Allah’a ve Resulüne iman etmeyen, onların hakkını bilmeyen bir kimseye imamı tanımak nasıl farz olabilir?”
Ben:
“Peki Allah’a ve Resulüne iman eden, Allah’ın indirdiği her hususta Resulünü tasdik eden kimseler hakkında ne dersin? Sizin hakkınızı bilmek onlara gerekli midir?” dedim.
Şöyle buyurdu:
“Evet. Bunlar falanı ve falanı tanıyorlar değil mi?”
Ben:
“Evet.” dedim.
Şöyle buyurdu:
“Bu kimselerin kalplerine onların bilgisini yerleştirenin Allah olduğunu mu sanıyorsun? Allah’a yemin olsun ki bunu onların kalplerine yerleştiren yalnızca şeytandır. Hayır, Allah’a yemin olsun ki müminlere bizim hakkımızı ilham eden yalnızca Allah Azze ve Celle’dir.”