"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi 332

Ahmed b. İdrîs, Muhammed b. Abdülcebbâr’dan, o da Safvân b. Yahyâ’dan rivayet etti. Safvân şöyle dedi:

Muhaddis Ebû Kurre benden, kendisini Ebü’l-Hasan er-Rızâ’nın huzuruna çıkarmamı istedi. Kendisinden izin istedim, bana izin verdi. Bunun üzerine onun yanına girdi ve helal ile haram hakkında sorular sordu. Sonra şöyle dedi:

‘Allah’ın taşınan bir varlık olduğunu kabul ediyor musun?’

Ebü’l-Hasan şöyle buyurdu:

‘Taşınan her şey, kendisi üzerinde işlem yapılan, başkasına nispet edilen ve muhtaç olan bir şeydir. “Taşınan” sözü, lafız bakımından bir eksiklik ismidir. Buna karşılık “taşıyan” faildir ve lafız bakımından övgü ifade eder. Aynı şekilde “üstte”, “altta”, “yukarıda” ve “aşağıda” gibi ifadeler de böyledir.

Allah şöyle buyurmuştur:

“En güzel isimler Allah’ındır; O’na bu isimlerle dua edin.” (A‘râf 180)

Allah kitaplarında O’nun “taşınan” olduğunu söylememiştir. Aksine O’nun karada ve denizde taşıyan, gökleri ve yeri yok olup gitmekten alıkoyan olduğunu söylemiştir. Taşınan ise Allah’tan başka her şeydir.

Allah’a ve O’nun azametine iman eden hiçbir kimsenin duasında: “Ey taşınan!” dediği işitilmemiştir.’

Ebû Kurre dedi ki:

‘Fakat Allah şöyle buyurmuştur:

“O gün Rabbinin arşını onların üstünde sekiz kişi taşır.” (Hâkka 17)

Ebü’l-Hasan şöyle buyurdu:

“Arş, Allah değildir. Arş; ilim ve kudretin adıdır ve içinde her şeyin bulunduğu bir arştır. Sonra Allah, arşın taşınmasını kendi yaratıklarından başka varlıklara nispet etmiştir. Çünkü yaratıklarını arşını taşımakla yükümlü kılmıştır. Onlar O’nun ilminin taşıyıcılarıdır. Arşının etrafında tesbih eden yaratıklar da vardır ve onlar O’nun ilmiyle amel etmektedirler. Kullarının amellerini yazan melekler de vardır. Yeryüzü halkını da evinin etrafında tavaf etmekle yükümlü kılmıştır.

Allah, kendi buyurduğu şekilde arş üzerine istiva etmiştir. Arş, onu taşıyanlar ve arşın etrafında bulunanlar vardır; fakat onların taşıyıcısı, koruyucusu, onları ayakta tutanı Allah’tır. O, her can üzerinde gözeticidir; her şeyin üstündedir, her şey üzerinde hâkimdir.

‘Taşınan’ ve ‘aşağıda olan’ gibi ifadeler, başka bir şeyle ilişkilendirilmeden müstakil olarak Allah hakkında söylenemez. Aksi hâlde hem lafız hem de anlam bozulur.”

Ebû Kurre dedi ki:

“Öyleyse şu rivayeti yalanlıyor musun? Rivayete göre Allah gazap ettiğinde, arşı taşıyan melekler bunu arşın omuzlarına ağır gelmesinden anlarlar; bunun üzerine secdeye kapanırlar. Gazap giderince arş hafifler ve onlar da tekrar yerlerine dönerler.”

Bunun üzerine Ebü’l-Hasan şöyle buyurdu:

“Bana söyle; Allah, İblis’e lanet ettiği günden bugüne kadar ona karşı gazaplı değil midir? Senin anlayışına göre ne zaman ondan razı olmuştur? Oysa Allah, İblis’e, onun dostlarına ve ona uyanlara karşı daima gazaplıdır.

Rabbini bir hâlden başka bir hâle geçen, değişime uğrayan bir varlık olarak nitelemeye nasıl cüret ediyorsun? Ve O’na yaratıklar üzerinde geçerli olan şeyler O’nun hakkında geçerli olmaz. O, zeval bulanlarla birlikte zeval bulmamış, değişenlerle birlikte değişmemiş, dönüşenlerle birlikte dönüşmemiştir. O’ndan aşağıda bulunan her şey O’nun elinde ve yönetimi altındadır. Hepsi O’na muhtaçtır; O ise kendisinden başkasından müstağnidir.

https://kutsalayet.de/kafi-331/,https://kutsalayet.de/kafi-333/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız