"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi 304

Muhammed b. Ebi Abdullah’ın, Muhammed b. İsmail’den, onun bazı ashabından, onun Bekr b. Salih’ten, onun Ali b. Salih’ten, onun Hasan b. Muhammed b. Hâlid b. Yezîd’den, onun Abdüla‘lâ’dan rivayet ettiğine göre Ebu Abdullah şöyle buyurdu:

“Allah’ın ismi, Allah’ın kendisi değildir. Üzerine herhangi bir şeyin ismi uygulanan her şey yaratılmıştır; Allah bundan müstesnadır. Dillerin ifade ettiği veya ellerin yazdığı her şey yaratılmıştır. Allah ise onların ulaşabildiği bütün gayelerin ötesindeki gayedir. Gayeye ulaşılan şey, gayenin kendisi değildir. Gaye nitelenmiştir; nitelenen her şey ise yapılmış ve meydana getirilmiştir. Eşyayı meydana getiren ise belirlenmiş bir sınırla nitelenmez. O, başkasının meydana getirmesiyle oluşmuş değildir ki mahiyeti onun eseriyle bilinsin. Bir sona ulaşmış da değildir ki o son kendisinden başka bir şey olsun.

Kim bu hükmü anlarsa asla sapmaz. İşte bu, katışıksız tevhiddir. O hâlde onu koruyun, tasdik edin ve Allah’ın izniyle iyice anlayın.”

Ebu Abdullah şöyle buyurdu:

“Kim Allah’ı bir perde, bir suret veya bir örnek vasıtasıyla bildiğini iddia ederse müşriktir. Çünkü onun perdesi, örneği ve sureti Allah’tan başkadır. Allah ise birdir, tektir. Başkası aracılığıyla Allah’ı tanıdığını iddia eden kimse O’nu nasıl birleyebilir? Allah’ı ancak Allah ile tanıyan kişi gerçekten Allah’ı tanımıştır. Kim O’nu O’nunla tanımazsa, Allah’ı tanımış değildir; o sadece Allah’tan başkasını tanımıştır. Yaratıcı ile yaratılmış arasında hiçbir şey yoktur. Allah, eşyayı herhangi bir şeyden yaratmaksızın yaratandır. Allah isimleriyle adlandırılır; fakat O, isimlerinin kendisi değildir. İsimler de O’nun kendisi değildir.”

https://kutsalayet.de/kafi-303/,https://kutsalayet.de/kafi-305/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız