"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi 292

Ali b. İbrahim’in, babasından, onun Abbas b. Amr’dan, onun Hişam b. Hakem’den rivayet ettiğine göre Hişam, Ebu Abdullah’a soru soran zındığın hadisini naklederek şöyle dedi:

Zındık, Ebu Abdullah’a:

“Allah’ın işiten ve gören olduğunu mu söylüyorsun?” dedi.

Bunun üzerine Ebu Abdullah şöyle buyurdu:

“Evet, O işitendir ve görendir; fakat bir organla işiten ve bir araçla gören değildir. Bilakis kendi zâtıyla işitir ve kendi zâtıyla görür. Benim ‘kendi zâtıyla işitir’ demem, bir şey ile onun nefsi arasında ayrılık bulunduğu anlamına gelmez. Ancak ben, bana soru sorulduğu için kendimi ifade edecek bir ibare kullanıyor ve sana da anlamanı sağlayacak şekilde açıklama yapıyorum. Bu yüzden O’nun bütün zâtıyla işittiğini söylüyorum. Fakat bu, O’nun bir kısmının diğer kısmından ayrı olduğu anlamında değildir. Çünkü ‘bütün’ ve ‘parça’ kavramları bizim hakkımızda kullanılır. Ben bununla sadece sana anlatmayı ve maksadımı ifade etmeyi amaçlıyorum. Bu konuda vardığım sonuç şudur: O, zâtında hiçbir farklılık ve hiçbir anlam ayrılığı bulunmaksızın işitendir, görendir, bilendir ve her şeyden haberdardır.”

https://kutsalayet.de/kafi-291/,https://kutsalayet.de/kafi-293/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız