Muhammed b. Ebi Abdullah’ın, Muhammed b. İsmail’den, onun Ali b. Abbas’tan, onun Hasan b. Abdurrahman el-Himmânî’den rivayet ettiğine göre Hasan şöyle dedi:
Ebu’l-Hasan Musa b. Cafer’e:
“Hişam b. Hakem, Allah’ın bir cisim olduğunu, fakat ‘Hiçbir şey O’nun benzeri değildir.’ (Şûrâ 11) olduğunu; bilen, işiten, gören, güçlü, konuşan ve söyleyen olduğunu; konuşma, kudret ve ilmin de aynı konumda bulunduğunu ve bunların hiçbirinin yaratılmış olmadığını ileri sürüyor.”
dedim.
Bunun üzerine şöyle buyurdu:
“Allah onu kahretsin! Cisim denilen şeyin sınırlı olduğunu, konuşmanın da konuşandan başka bir şey olduğunu bilmiyor mu? Allah böyle sözlerden münezzehtir. Ben bu görüşten Allah’a sığınır ve ondan uzak olduğumu ilan ederim. O ne cisimdir, ne surettir, ne sınırlandırılmıştır. O’ndan başka her şey yaratılmıştır. Varlıklar yalnızca O’nun iradesi ve dilemesiyle meydana gelir; bu, herhangi bir konuşma ile, nefes içinde bir tereddüt ile veya dil ile bir telaffuz ile gerçekleşmez.”