Muhammed b. Yahyâ’nın, Ahmed b. Muhammed b. İsa’dan, onun İbn Ebi Necran’dan, onun Abdullah b. Sinan’dan rivayet ettiğine göre Ebu Abdullah, Allah’ın:
“Gözler O’nu idrak edemez.” (En‘âm 103)
sözü hakkında şöyle buyurdu:
“Buradaki maksat vehmin ve zihnin kuşatmasıdır. Allah’ın şu sözünü görmüyor musun:
‘Size Rabbinizden basiretler gelmiştir.’ (En‘âm 104)
Burada gözlerin görmesi kastedilmemiştir. Ardından:
‘Kim basiret gösterirse bu kendi lehinedir.’ (En‘âm 104)
buyurmuştur. Burada da gözle görmek kastedilmemiştir. Sonra:
‘Kim körlük ederse bu da kendi aleyhinedir.’ (En‘âm 104)
buyurmuştur. Burada da gözlerin körlüğü kastedilmemiştir. Buradaki maksat, vehmin ve zihnin kuşatmasıdır. Nitekim insanlar:
‘Falanca şiiri iyi bilir.’
‘Falanca fıkhı iyi bilir.’
‘Falanca dirhemleri iyi tanır.’
‘Falanca kumaşları iyi tanır.’
derler. Allah ise gözle görülemeyecek kadar yücedir.”