Ali b. Muhammed’in, Sehl b. Ziyâd’dan, onun Muhammed b. Velîd’den, onun İbn Ebi Nasr’dan, onun Ebu’l-Hasan el-Mevsılî’den, onun da Ebu Abdullah’tan rivayet ettiğine göre Ebu Abdullah şöyle buyurdu:
Bir Yahudi âlimi Emîru’l-Mü’minîn’in yanına geldi ve:
“Ey Emîru’l-Mü’minîn! Rabbin ne zaman vardı?” diye sordu.
Bunun üzerine şöyle buyurdu:
“Yazık sana! ‘Ne zaman vardı?’ sözü ancak daha önce yok olan şey hakkında söylenir. Varlığı ezelî olan için ‘ne zaman vardı?’ denilmez. O, önceden önce vardır; fakat kendisi için bir önce yoktur. Sonradan sonra vardır; fakat kendisi için bir sonra yoktur. O’nun gayesinin son bulacağı bir nihayet yoktur.”
Bunun üzerine Yahudi:
“Sen peygamber misin?” dedi.
Emîru’l-Mü’minîn şöyle buyurdu:
“Annen seni kaybetsin! Ben ancak Allah Resûlü’nün kullarından bir kulum.”