Ali b. İbrahim, Hüseyin b. Hasan, Muhammed b. Urme, Muallâ b. Huneys ve Ebû Abdullah’tan rivayet etti. Muallâ şöyle dedi: “Ebû Abdullah’a müminin hakkını sordum; şöyle buyurdu: ‘Yetmiş hakkı vardır; fakat ben sana yalnızca yedisini haber veririm, çünkü sana şefkat ediyorum ve kaldıramamandan korkuyorum.’ Ben, ‘İnşallah kaldırırım’ dedim. Bunun üzerine şöyle buyurdu: ‘Sen tokken o aç kalmamalı, sen giyinikken o çıplak kalmamalı, onun yol göstericisi, giydiği gömleği ve konuştuğu dili olmalısın, kendin için sevdiğini onun için de sevmelisin, eğer bir hizmetçin varsa onun yatağını hazırlaması için göndermelisin ve gece gündüz onun ihtiyaçları için koşmalısın; bunu yaptığında kendi velayetini bizim velayetimize, bizim velayetimizi de Allah’ın velayetine bağlamış olursun.’”