Muhammed b. Yahyâ, Ahmed b. Muhammed b. Îsâ, Ali b. İbrahim, babası, Hasan b. Mahbûb, Ebû Vellâd el-Hannât ve Ebû Abdullah’tan rivayet etti. Ebû Vellâd şöyle dedi: Allah’ın “Ana-babaya iyilik edin.” (Bakara 83) sözü hakkında Ebû Abdullah’a bunun ne anlama geldiğini sordum. Şöyle buyurdu: “İyilik, onlarla güzel geçinmen ve ihtiyaç duydukları şeyleri istemek zorunda bırakmaman demektir; hatta onlar zengin olsalar bile. Allah’ın, ‘Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe iyiliğe erişemezsiniz.’ (Âl-i İmrân 92) buyurduğunu görmüyor musun?” Sonra şöyle buyurdu: “Allah’ın, ‘Onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlanırsa onlara “öf” bile deme ve onları azarlama.’ (İsrâ 23) sözüne gelince; seni usandırsalar bile onlara “öf” deme, seni dövseler bile onları azarlama. ‘Onlara güzel söz söyle.’ (İsrâ 23) buyruğu hakkında da; seni dövseler bile onlara ‘Allah sizi bağışlasın’ de, işte bu güzel sözdür. ‘Merhamet ederek onlar için alçak gönüllülük kanadını indir.’ (İsrâ 24) buyruğu ise; onlara yalnızca merhamet ve şefkatle bakman, sesini onların sesinin üzerine yükseltmemen, elini onların elinin üstüne kaldırmaman ve önlerinden yürümemen demektir.”