"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi 1605

Ebû Ali el-Eş‘arî, Muhammed b. Sâlim’den; Ahmed b. Ebî Abdullah da babasından; her ikisi Ahmed b. Nadr’dan; o Amr b. Şimr’den; o Câbir’den; o da Ebû Cafer’den rivayet etti. O şöyle buyurdu:

“Ey Câbir! Bir kimsenin Şiîliği benimsemiş olması ve sadece ‘Biz Ehl-i Beyt’i seviyorum’ demesi yeterli midir sanıyorsun?

Allah’a yemin ederim ki bizim Şiamız ancak Allah’tan sakınan ve O’na itaat eden kimselerdir. Ey Câbir! Onlar ancak tevazu, huşû, emanet ehli olmak, Allah’ı çok zikretmek, oruç tutmak, namaz kılmak, anne-babaya iyilik etmek, yoksul komşulara, düşkünlere, borçlulara ve yetimlere sahip çıkmak, doğru sözlü olmak, Kur’an okumak ve insanlara karşı dillerini hayır dışında tutmakla tanınırlardı. Kabileleri arasında da her hususta güvenilir kimselerdi.”

Câbir dedi ki:

“Ey Resûlullah’ın oğlu! Bugün bu sıfatlara sahip kimse tanımıyoruz.”

Buyurdu ki:

“Ey Câbir! Sakın çeşitli düşünceler seni aldatmasın. Bir kişinin ‘Ali’yi seviyorum ve ona bağlıyım’ demesi yeterli değildir; eğer bununla birlikte amel eden biri değilse.

Şayet bir kişi ‘Ben Resûlullah’ı seviyorum’ dese; hâlbuki Resûlullah Ali’den daha üstündür; sonra da onun yolunu izlemez ve sünnetiyle amel etmezse, onu sevmesinin ona hiçbir faydası olmaz.

Öyleyse Allah’tan sakının ve Allah katında olan şeyler için çalışın. Allah ile hiçbir kimse arasında akrabalık bağı yoktur. Allah katında kulların en sevgilisi ve en değerlisi, O’ndan en çok sakınan ve O’na en çok itaat edendir.

Ey Câbir! Allah’a yemin ederim ki Allah’a ancak itaatle yaklaşılır. Bizim elimizde cehennemden kurtuluş belgesi yoktur. Hiç kimsenin Allah’a karşı bir delili de yoktur. Allah’a itaat eden kimse bizim dostumuzdur; Allah’a isyan eden kimse ise bizim düşmanımızdır. Bizim velayetimize ancak amel ve vera‘ ile ulaşılır.”

https://kutsalayet.de/kafi-1604/,https://kutsalayet.de/kafi-1606/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız