Ali, kendisine rivayet eden birinden nakletti. Dedi ki: Bir çocuğum doğdu. Yedinci gün sünnet ettirmek için izin istemek üzere yazdım. “Yapma” diye cevap geldi. Çocuk yedinci yahut sekizinci gün öldü. Sonra onun ölümünü yazdım. “Onun yerine sana başkası ve başkası verilecek; birine Ahmed, Ahmed’den sonrakine Cafer adını vereceksin” diye cevap geldi. Dediği gibi oldu.
Dedi ki: Hacca hazırlandım, insanlarla vedalaştım ve çıkmak üzereydim. “Biz bundan hoşlanmıyoruz; karar sana aittir” diye cevap geldi. İçim daraldı ve kederlendim. “Ben işitme ve itaat üzere kalıyorum; ancak haccı kaçırdığımdan dolayı kederliyim” diye yazdım. Şöyle cevap yazdı: “Sakın için daralmasın. İnşallah gelecek yıl hacc edeceksin.” Ertesi yıl olunca izin istemek için yazdım; izin geldi. “Ben Muhammed b. Abbas’la yol arkadaşı oldum; onun dindarlığına ve korunmuşluğuna güveniyorum” diye yazdım. “Esedî ne güzel yol arkadaşıdır; eğer gelirse onun yerine başkasını seçme” diye cevap geldi. Esedî geldi ve ben onunla yol arkadaşı oldum.