Ebu’l-Hasan Ali b. Muhammed’in Doğumu
Zilhicce’nin ortasında, iki yüz on iki yılında doğdu.
Onun Recep ayında, iki yüz on dört yılında doğduğu da rivayet edilmiştir. Cemâziyelâhir’den dört gün kalmışken, iki yüz elli dört yılında vefat etti.
Recep ayında, iki yüz elli dört yılında vefat ettiği ve kırk bir yıl altı aylık olduğu da rivayet edilmiştir.
Rivayet edilen diğer doğum tarihine göre ise kırk yaşındaydı. Mütevekkil onu Yahya b. Herseme b. A‘yen ile birlikte Medine’den Sâmerrâ’ya getirtmişti. Orada vefat etti ve kendi evine defnedildi. Annesi, Sümâne denilen bir ümmü veled idi.
Hüseyin b. Muhammed, Muallâ b. Muhammed’den, o Veşşâ’dan, o Hayrân el-Esbâtî’den rivayet etti. Hayrân dedi ki: Medine’de Ebu’l-Hasan’ın yanına geldim. Bana, “Yanında Vâsık’ın haberi nedir?” dedi. Ben, “Canım sana feda olsun, onu afiyette bıraktım. Ben ona ahit bakımından insanların en yakın olanlarındanım; onunla ahdim on gün öncedir” dedim. Bana, “Medine halkı onun öldüğünü söylüyor” dedi. Bana “insanlar” deyince, onun kendisi olduğunu anladım. Sonra bana, “Cafer ne yaptı?” dedi. Ben, “Onu hapiste, insanların en kötü hâlinde bıraktım” dedim. Dedi ki: “Dikkat et, işin sahibi odur. İbnü’z-Zeyyât ne yaptı?” Ben, “Canım sana feda olsun, insanlar onun yanındadır ve iş onun işidir” dedim. Dedi ki: “Dikkat et, bu onun için uğursuzluktur.” Sonra sustu ve bana, “Allah’ın takdirlerinin ve hükümlerinin cereyan etmesi kaçınılmazdır. Ey Hayrân, Vâsık öldü, Mütevekkil Cafer oturdu ve İbnü’z-Zeyyât öldürüldü” dedi. Ben, “Canım sana feda olsun, ne zaman?” dedim. “Senin çıkışından altı gün sonra” dedi.