Aynı isnatla → Sâlih b. Ukbe → Amr b. Şimr → Câbir → Ebu Ca‘fer.
Ebu Ca‘fer şöyle buyurdu: Peygamber Fâtıma’ya şöyle dedi: Ey Fâtıma! Kalk ve şu tabağı çıkar. O da kalktı ve içinde tirid ile etli kemik bulunan, kaynayıp duran bir tabak çıkardı. Peygamber, Ali, Fâtıma, Hasan ve Hüseyin on üç gün ondan yediler. Sonra Ümmü Eymen, Hüseyin’in yanında bir şey gördü ve ona, “Bu sana nereden geldi?” dedi. O da, “Biz bunu günlerdir yiyoruz” dedi. Bunun üzerine Ümmü Eymen Fâtıma’ya geldi ve şöyle dedi: Ey Fâtıma! Ümmü Eymen’in yanında bir şey olduğunda o ancak Fâtıma ve çocuklarınındır; Fâtıma’nın yanında bir şey olduğunda ise Ümmü Eymen’in ondan hiçbir payı yok mudur? Bunun üzerine Fâtıma ona ondan çıkardı. Ümmü Eymen ondan yedi ve tabak tükendi. Peygamber ona şöyle buyurdu: Eğer ona yedirmeseydin, sen ve zürriyetin kıyamet kopuncaya kadar ondan yerdiniz. Sonra Ebu Ca‘fer şöyle buyurdu: O tabak bizim yanımızdadır; Kâim’imiz kendi zamanında onunla çıkacaktır.