İlim adamlarının çoğunluğuna göre, hayızlı kadının kanı kesilmiş olsa dahi gusül almadan önce cinsel ilişki kurmak haramdır. İbn Münzir: “Bu, onlardan sâdır olan bir icmâ gibidir.” demiştir. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurur:
“Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: O, bir rahatsızlıktır. Bu sebeple ay halinde olan kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit, Allah’ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın.” (Bakara Suresi: 222)
Yani bu, gusül aldıkları vakit demektir. Bu şekilde İbn Abbas tefsir etmiştir. O, cima (cinsel ilişki)’nin mübah olması için iki tane şart koşmuştur:
Kanın kesilmiş olması
Gusül almak
Bunların ikisi olmaksızın cima mübah olmaz.
Ebu Hanife ise şöyle demiştir: Şayet kan, hayızın en uzun süresini geçmiş ise, bu durumda cima yapması mübah olur. Bu sürenin dışında kan kesilecek olursa, gusül almadıkça, teyemmüm etmedikçe ya da üzerinden bir namaz vakti geçmedikçe cima yapması mübah olmaz. Çünkü gusül almanın vacip oluşu –cünüplük gibi– cima etmeye engel teşkil etmez.
Bu görüş, hayızın en az süresinde kanın kesilmesi durumuyla çelişki oluşturmaktadır. Çünkü hayızın hades oluşu, cünüplük sebebiyle oluşan hadesten daha büyük bir rol oynadığından, ona kıyas edilmesi de caiz olmaz.