İmam Ahmed’den, istihazeli kadının cima etmesi hususunda farklı bir görüş nakledilmiştir. Ondan rivayete göre; bir mahzura düşmesi tehlikesi olmadığı sürece, istihazeli kadınla cima etmemelidir. Bu, İbn Sîrîn, Şa‘bî ve Nehfî’nin mezhebidir. Bu minvalde Hz. Âişe’den rivayet edildiğine göre, kendisi şöyle demiştir: “İstihazeli bir bayana eşi zorluk vermez.” Çünkü ona hayızlı kadın örneğinde olduğu gibi eziyet vermiş olacağından dolayı, cima etmesi haram sayılır.
İmam Ahmed’den mutlak olarak istihazeli kadınla cima etmenin mübah olduğu da rivayet edilmiştir. Fakihlerin çoğunluğunun görüşü de bu yöndedir. Zira bu noktada İkrime’nin, Cahş kızı Hamne’den yaptığı rivayet yer almaktadır, şöyle ki: “Hamne müstehaza idi ve kocası kendisiyle cinsi temasta bulunurdu.” İkrime şöyle de demiştir: “Ümmü Habibe istihazeli idi ve kocası kendisiyle cinsi münasebette bulunurdu.” Çünkü Hamne, Talha’nın ve Ümmü Habibe de Abdurrahman b. Avf’ın nikâhı altında bulunmaktaydılar. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’e istihâze hakkındaki hükümlerden sorarlardı. Eğer bu durumda cinsel ilişki kurmaları haram olsaydı, bunu onlara açıklayıp haber verirdi.