Cenaze namazını kaçıran kimse, ölü defnedilmeden önce tabutuna doğru cenaze namazı kılar. Şayet defnedilmiş olursa, bu durumda bir ay süreyle kabre doğru cenaze namazı kılabilir. Bu, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ashabından ve diğerlerinden oluşan ilim adamlarının çoğunluğunun görüşüdür. Bu görüşe, Evzai ve İmam Şafii de sahiptir. Çünkü bu noktada geldiğine göre; Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), bir defasında bir adamın öldüğünü duyunca, “Kabrini bana gösteriniz.” buyurdu. Kendisine gösterdiler, O da gelip bu kabir üzerine namaz kıldı.
İbn Abbas’tan nakledildiğine göre; Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) darmadağın olmuş bir kabrin yanından geçti, derken insanlara imamlık yaptı ve onun arkasında cenaze namazını kıldılar.
Sevri, İmam Malik ve Ebu Hanife der ki: Ölü üzerine cenaze namazı iade edilemez; ancak veli hakkında -o cenazeye katılamadığı için- söz konusu olabilir. Kabirde ise ancak bu durumda namaz kılınabilir.
Geçen açıklamalarda belirtildiği üzere, ölü defnedilmeden önce -hem cemaatle hem de münferit olarak- kabre karşı cenaze namazı kılınabilir ve bu namaz iade de edilebilir.