Zorunlu bir durum olmadığı sürece kişi, itikafta bulunduğu o yerinden dışarı çıkmaz. Çünkü Hz. Aişe şöyle demiştir: “İtikafta bulunan kişiye sünnet olan, zorunlu bir durum olmadığı sürece oradan çıkmamaktır.” Şöyle de demiştir: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) mescidde itikafta iken, başını bana doğru uzatır, ben de onun saçlarını tarardım. O, zaruri bir ihtiyaç olmadıkça da eve girmezdi.” Buhârî ve Müslim ittifak etmiştir.
Bir ihtiyacı sebebiyle itikaf yerinden çıkmasının caiz olduğu hususunda bir ihtilaf yoktur. Zira İbn Münzir şöyle demiştir: Büyük ve küçük tuvalet ihtiyacı için itikafta bulunan bir kimsenin dışarıya çıkmasının caiz olduğu noktasında ilim adamlarının icması vardır. Nitekim Nebî (sallallahu aleyhi ve sellem), kimi zaman ihtiyacını görmek için çıkardı. Bu ihtiyacından maksat ise büyük ve küçük tuvalet ihtiyacıdır; çünkü bunlar bu şekilde kinaye ile adlandırılmışlardır. Bunun yanında, kendisine getirilmemesi halinde yeme ve içme ihtiyacını gidermek için dışarı çıkması da bu anlamdadır. Dolayısıyla mescidde bulunmayıp da dışarıda yerine getirilmesi zorunlu olan her şey, ihtiyacı için çıkmak demektir. Dolayısıyla dışarı çıkabilir ve bu çıkışını uzatmadığı sürece de o kişi dışarı çıkmış olmasıyla itikafını bozmuş sayılmaz.
Bunun yanında cemaatle namaz kılmak gibi Yüce Allah’ın kendisine vacip kılmış olduğu bir şeyi yerine getirmek için dışarı çıkması da böyledir. Bunu Ebu Hanife demiştir. İmam Şafiî ise, kendisini cemaatle namaza katılmasını engellemeyen bir mescidde ancak itikafa girebilir, demiştir. Buna dair açıklamalar geçmişti.
Bir vecibeyi icra etmek için dışarı çıkacak olursa, süreyi uzatmadığı sürece o hâlâ itikaftadır demektir. Çünkü zorunlu bir ihtiyacı için çıkmıştır. Bir ihtiyaca binaen çıkacak olur da mescidin yakınında bulunan su çeşmesi evindeki çeşmeden daha yakın olursa, oraya girmesi ve orada (gusül vb. gibi) temizlik yapması mümkün olursa, evine kadar gidip de bunu yapması gerekli değildir. Çünkü evine gitmek zorunda değildir.
Az dahi olsa, zorunlu bir durum olmadığı sürece dışarı çıkacak olursa itikafı bozulur. Bunu Ebu Hanife, İmam Mâlik ve İmam Şafiî söylemiştir. Ebu Yusuf ve Muhammed b. el-Hasen ise şöyle derler: Süre yarım günden fazla olursa itikafı bozulur. Çünkü azı mazur sayılmış, bağışlanmıştır. Buna dair delil ise: “Hz. Safiyye, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in yanına itikafına ziyarete gelmişti. Eve dönmek üzere kalkınca, Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem) de onu göndermek için itikaf yerinden dışarı çıktılar.”
Şöyle cevap verilmiştir: İtikaf yerinden ihtiyacı olmadığı halde dışarı çıkmak, onu geçersiz kılar. Tıpkı yarım günden fazla kalmak gibidir. Bunun yanında Nebî (sallallahu aleyhi ve sellem)’in dışarı çıkmasına gelince, muhtemeldir ki bir zaruri durum için çıkmıştır. Çünkü söz konusu hadise gece vakti olmuştu ve (yalnız başına olduğu için) Safiyye hakkında endişe etmiştir.