"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

İnsanoğlunun belli bir iş için tutulması

İlim ehli arasında ihtilafsız olarak, bir insanoğlunun kiralanması caiz görülmüştür. Zira Hz. Musa (a.s.) bizzat kendisi bir amelde ücrete karşılık tutulmuştu. Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) ve Ebu Bekir de (Medine’ye) giderken yolda kendilerine rehberlik eden bir adamı kiralamışlardır.
Bir insanın ücretle tutulması iki kısma ayrılır:

Birincisi: Belli bir iş için, süresi zarfında kişinin ücretle tutulması, kiralanması. Mesela Hz. Musa (a.s.)’ın sekiz yıl boyunca ücretle tutulması buna örnektir.

İkincisi: Zimmette olmak üzere kişinin ücretle tutulması… Mesela gömlek dikmesi yahut duvar inşa etmesi üzere bir kimsenin kiralanması. Buna göre ne zamanki zimmetinde bir iş için tutulmuş olur ve hastalanırsa, o takdirde onun yerine söz konusu işi icra edecek başkasını tutması gerekir. Çünkü bu, zimmetinden hak olan bir vecibedir. Dolayısıyla -malı teslim etme konusu gibi- bunu da ifa etmesi vacip sayılır.
Kira ile tutanın (kiracının) ise bunu gözetmesi vacip değildir. Çünkü akdin mutlak oluşu peşinen olmasını gerektirir; zira vadeyle olmasında ona zarar dokunmaktadır.
Ücretli tutulan işçiden başkası bu işi yerine getirecek olmazsa, bu durumda ondan başkasını ikame etmek zorunda değildir. İşçinin ücreti vermesi halinde kiracının bunu kabul etmesi de gerekli değildir. Çünkü maksat sahibinden elde edildiği şekliyle, başkasından elde edilmiş değildir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/kiraya-veren-kisiye-gerekli-olan-seyler/,https://kutsalayet.de/mal-sahibinin-ve-kiracinin-yahut-ikisinden-birisinin-olmesi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız