Bu, Allah’ın kullarının içtiği bir pınardır; onu diledikleri gibi akıtırlar.”
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Aynen (bir pınardan ki) yeşrabu biha (ondan içerler) ibadu’llahi (Allah’ın kulları), yufecciruneha (onu akıtırlar) tefcira (istedikleri gibi akıtarak).
Mukatil Tefsiri
“Allah’ın kulları ondan içerler.” Yani bu şarabı Allah’ın dostları içerler. Sonra bu su onunla karıştırılır. Bu içecek kâfurun serinliğine, zencefilin tadına ve miskin kokusuna sahiptir. Ancak bunlar dünya miski, dünya zencefili ve dünya kâfuru değildir. Allah, kulların gönülleri ona yönelsin diye kendi katındaki nimetleri onların bildiği şeylerle vasfetmiştir.
Taberi Tefsiri
Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır: Bu kâfur kokulu içeceğin kaynağı, Allah’ın cennete koyduğu kullarının içtiği bir pınardır.
“Allah’ın kulları onunla içerler” buyruğu, o pınarın suyuyla kana kana içtikleri ve ondan faydalandıkları anlamındadır. Arap dilinde “onunla içmek” ve “onu içmek” aynı anlamda kullanılabilir.
Daha sonra Allah Teâlâ:
“Onu diledikleri gibi akıtırlar.” buyurmaktadır.
Yani cennet ehli bu pınarı istedikleri yere yönlendirebilirler. Onu saraylarına, köşklerine ve konaklarına diledikleri şekilde akıtabilirler. Suyunu istedikleri yere ulaştırır ve istedikleri yönde sevk ederler.
Buradaki “tefcîr” kelimesi, suyu akıtmak, yürütmek ve serbestçe yönlendirmek anlamındadır.
Mücâhid bu ayeti şöyle açıklamıştır:
“Onu diledikleri tarafa yönlendirirler.”
Başka bir rivayette Mücâhid:
“Onu istedikleri yere sevk ederler.” demiştir.
Katâde ise şöyle demiştir:
“Suyu onların emrine verilmiştir; onu istedikleri yerde akıtırlar.”
Süfyân es-Sevrî de:
“Onu diledikleri yere çevirirler.” demiştir.
Yani cennet ehli, bu pınarın suyunu herhangi bir zahmet çekmeden, istedikleri şekilde saraylarına ve konaklarına ulaştırabileceklerdir. Bu da Allah’ın onlara verdiği nimetlerden ve ikramlardan biridir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…