"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

İki Yüz Seksen Beşinci Yıl Olayları

Bu yıl meydana gelen olaylardan biri, hacıların el-Acfur’da saldırıya uğramasıdır. Hac kervanı, Muharrem ayının on sekizinci günü, Çarşamba (16 Şubat 898), Salih b. Mudrik et-Tâî ve Tay kabilesinden bir grup tarafından saldırıya uğradı.

Kervanın askeri komutanı Cinnî el-Kebîr, Salih’e karşı savaştı; ancak Arap kabileleri kervanı mağlup etti. Kervandaki bütün malları ve ticaret eşyalarını ele geçirdiler, ayrıca bir grup hür kadın ve köleyi de esir aldılar. Elde ettikleri ganimetin değerinin iki milyon dinar olduğu rivayet edilir.

Muharrem ayının yirmi üçüncü günü (21 Şubat 898), Maveraünnehir valiliğine Amr b. Leys es-Saffâr’ın tayin edildiğini ve İsmail b. Ahmed’in bu görevden azledildiğini bildiren bir belge, Horasanlı hacılardan bir gruba el-Mu‘tadid’in sarayında okundu.

Safer ayının beşinci günü (3 Mart 898), Vâsıf Kâmeh ve bazı kumandanlar Cibal bölgesinden Medînetü’s-Selâm’a geldiler. Bedr (el-Mu‘tadid’in mevlası) ve Ubeydullah b. Süleyman tarafından gönderilmişlerdi. Yanlarında Ebû Leylâ diye bilinen el-Hâris b. Abdülaziz b. Ebî Dulaf’ın kesik başını da getirmişlerdi. Baş, el-Mu‘tadid’in Süreyya sarayına götürüldü.

Ebû Leylâ’nın kardeşi Ömer, başın kendisine verilmesini istedi; el-Mu‘tadid de bunu kabul etti. Onu defnetmek için izin istedi, bu izin de verildi. Aynı gün, Ömer b. Abdülaziz’e ve Bağdat’a gelen bazı kumandanlara hil‘atler verildi.

Bu yıl, posta görevlisi Kûfe’den yazdığı raporda, Rebîülevvel ayının yirminci gecesi (16 Nisan 898 Pazar gecesi), Kûfe bölgesinde sarımsı bir rüzgârın çıktığını bildirdi. Bu rüzgâr akşam namazına kadar sürdü, ardından siyaha döndü. Bu sırada halk Allah’a yalvarıp dua etti.

Hemen ardından şiddetli yağmur yağdı; korkunç gök gürültüleri ve sürekli şimşek çakmaları oldu. Daha sonra, Ahmedâbâd adlı bir köyde ve çevresinde siyah, beyaz ve farklı renk tonlarında taşlar yağdı. Bu taşların ortası, attarların kullandığı taş tokmaklar gibi sıkışık bir yapıdaydı. Posta görevlisi bu taşlardan birini gönderdi; devlet dairelerine götürülerek halka gösterildi.

Rebîülevvel ayının yirmi birinci günü (17 Nisan 898), İbnü’l-İhşîd, Tarsus emiri olarak Bağdat’tan yola çıktı. Tarsus’tan gelip kendilerine bir vali atanmasını isteyen kişiler de onunla birlikteydi.

Aynı gün, el-Mu‘tadid’in mevlası Fâtik de Bağdat’tan ayrıldı. Musul, Diyâr Rabîa ve Suriye sınır bölgelerindeki görevlilerin durumunu incelemek ve düzenlemeler yapmak üzere gönderilmişti. Bu görev, posta teşkilatının başındaki sorumluluklarına ek olarak verilmişti.

Bu yıl Basra’dan da şu haber geldi: Rebîülevvel ayının yirmi beşinci günü, Cuma namazından sonra (21 Nisan 898), sarımsı bir rüzgâr çıktı. Ardından rengi değişerek önce yeşilimsi, sonra siyah oldu. Sonrasında daha önce benzeri görülmemiş şiddette yağmur yağdı. Ardından büyük dolu taneleri düştü; bir tanesinin ağırlığı yaklaşık yüz elli dirheme ulaşıyordu.

Bu rüzgâr Nahrü’l-Hüseyn’de beş yüzden fazla hurma ağacını, Nahrü Ma‘kıl’de ise yüz kadarını kökünden söktü.

Bu yıl Hulvân’da el-Halîl b. Raymâl öldü.

Cemâziyelâhir ayının beşinci günü (29 Haziran 898), merkezi yönetime, Bakr b. Abdülaziz b. Ebî Dulaf’ın Taberistan’da bir hastalık sonucu öldüğü ve orada defnedildiği haberi ulaştı. Bu haberi getiren kişiye bin dinar verildi.

Bu yıl el-Mu‘tadid, Muhammed b. Ebî’s-Sâc’ı Azerbaycan ve Ermeniye’nin idaresine tayin etti. Daha önce bu bölgelerde hâkimiyeti ele geçirmiş ve merkeze karşı gelmişti. Ona hil‘atler ve hediyeler gönderildi.

Şaban ayının üçüncü günü (25 Ağustos 898), Bağdat’a şu haber ulaştı: el-Muvaffak’ın mevlası Râgıb, Bizans’a karşı bir deniz seferi düzenlemişti. Allah ona zafer nasip etti. Birçok gemiyi ele geçirdi ve içlerindeki Bizanslıları öldürdü. Üç bin Bizanslının başını kestirdi, gemileri yaktı ve birçok kaleyi fethetti. Seferden sağ salim geri döndüler.

Zilhicce ayında (19 Aralık 898 – 16 Ocak 899), Ahmed b. Îsâ b. Şeyh’in öldüğü ve ardından çıkan mücadelede oğlu Muhammed b. Ahmed’in Âmid ve çevresinin idaresini ele geçirdiği haberi Bağdat’a ulaştı.

Zilhicce ayının on dokuzuncu günü (6 Ocak 899), el-Mu‘tadid Bağdat’tan Âmid’e gitmek üzere yola çıktı. Yanında oğlu Ebû Muhammed, kumandanlar ve gulâmlar vardı. Bağdat’ta yerine Sâlih el-Emîn’i bıraktı. Onu mezâlim mahkemeleri, köprüler ve diğer işlerden sorumlu kıldı.

Bu yıl, Hârûn b. Humâreveyh b. Ahmed b. Tolun ve Mısır’daki kumandanları, Vâsıf Katarmiz’i el-Mu‘tadid’e gönderdiler. Amaçları, Mısır ve Suriye’de ellerinde bulunan bölgelerin kendilerine bırakılmasını ve Harun’a babasının sahip olduğu yetkilerin verilmesini istemekti.

Vâsıf Bağdat’a geldi. El-Mu‘tadid onu, Abdullah b. el-Feth ile birlikte geri gönderdi. Abdullah, sözlü mesajları iletmek ve bazı şartlar ileri sürmekle görevlendirilmişti. İkisi birlikte Zilhicce ayının sonlarında (Ocak 899 ortaları) Bağdat’tan ayrıldılar.

Aynı yılın Zilhicce ayında, İbnü’l-İhşîd Tarsus halkı ve diğerleriyle birlikte Bizans’a karşı bir sefere çıktı. Salandû’ya kadar ilerledi, orayı fethetti ve 286 yılında Tarsus’a geri döndü.

Bu yıl hac emirliğini yine Muhammed b. Abdullah b. Dâvud el-Hâşimî üstlendi.

https://kutsalayet.de/iki-yuz-seksen-dorduncu-yil-olaylari/,https://kutsalayet.de/iki-yuz-seksen-altinci-yil-olaylari/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız