Rüknlerden yalnızca Hacer-i Esved ile Yemânî Rüknü istilam edilir. Rükn-i Yemânî, Yemen tarafına bakan ve kişinin tavafı bitirirken en son geçtiği köşedir.
İmam Ahmed’den sahih olarak geldiğine göre, kendisi Rükn-i Yemânî’yi öpmeyi kabul etmemiştir. İlim adamlarının çoğunluğunun görüşü de bu yöndedir. Ebû Hanîfe’den nakledildiğine göre, o da Rükn-i Yemânî’yi istilam etmez. Bununla birlikte, bu iki rüknün istilam edilmesini caiz görürler ve bu konuda bir ihtilafa girmezler. Ayrım sadece öpülme meselesi üzerinedir. Hacer-i Esved’in öpülmesini kabul ederler, fakat Rükn-i Yemânî’nin öpülmesini kabul etmezler. Ancak her ikisinin de istilam edilmesi, üzerinde icma edilmiş bir konudur.
İbn Ömer’den şöyle rivayet edilmiştir: “Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem), sadece Hacer-i Esved’i ve Rükn-i Yemânî’yi istilam ederdi.”
(Buhârî ve Müslim, ittifakla)
İbn Abbas’tan nakledildiğine göre şöyle demiştir: “Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem)’in, iki rüknün dışında başka bir yeri istilam ettiğini görmedim.” Çünkü Rükn-i Yemânî de, tıpkı Hacer-i Esved gibi, Hz. İbrahim (aleyhisselam) tarafından inşa edilen temeller üzerindedir. Fakat Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in Rükn-i Yemânî’yi öptüğü sabit değildir, dolayısıyla onu öpmek sünnet değildir.
Hacer-i Esved’i öpmeye imkân bulamayan kişi, onu istilam eder ve elini öper. Bu görüş, Sevrî, İmam Şafii ve İshâk’a aittir. İmam Mâlik ise, bu durumda elini sadece ağzının üzerine koyar, fakat öpmez. el-Muvaffak der ki: Bu konuda lehimize olan, Müslim’in rivayet ettiği şu hadistir: Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) onu istilam edip elini öpmüştür. Ayrıca sahabe-i kirâmın da bu konuda tatbikatı vardır ve ilim ehli de onlara katılmıştır. Dolayısıyla muhalif görüşlere itibar edilmez.
Eğer kişinin elinde baston, sopa gibi bir şey varsa ve bununla Hacer-i Esved’i istilam etmeye imkân buluyorsa, onunla istilam eder ve o sopayı da öper. Çünkü Ebû’t-Tufeyl’in rivayetinde şöyle gelmiştir: “Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) Beyt’i tavaf ediyordu, mihcen (ucu eğri değnek) ile Hacer-i Esved rüknünü istilam ediyor ve ardından da o mihceni öpüyordu.”
Eğer onu istilam etmeye imkân bulamazsa, sadece işaret eder ve tekbir getirir. Nitekim Buhârî’nin İbn Abbas’tan yaptığı rivayette şöyle geçer: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), bir deve üzerinde Beytullah’ı tavaf etti. Hacer-i Esved hizasına her gelişinde, elindeki sopa ile ona işaret etti.”