"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

İhramlının Kıl Koparması

İlim adamları, özür dışında bir ihramlının kılından koparmasının yasak olduğu konusunda icma etmişlerdir. Bunun temeli Yüce Allah’ın: “Kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin…” (Bakara Suresi: 196) buyruğudur.

Bunun yanında Kâ‘b b. Ucra hadisinde geldiğine göre: “(Hz. Peygamber): ‘Başındaki haşereler sana eziyet veriyor mu?’ diye sordu. O da: ‘Evet.’ cevabını verince, Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): ‘O zaman tıraş ol. Buna karşılık, üç gün oruç tut. Veya altı fakiri doyur. Yahut da bir kurban kes.’ buyurdu.” Buhârî ve Müslim ittifak etmiştir.

Bu da tıraş olmanın öncelikle haram olduğunu ortaya koymaktadır. Saç kılları ile cesedin kılları ise bu konuda eşit sayılmaktadır.

Bir hastalığı varsa, başında biti ya da saçın olması halinde kendisine zarar veren bir özrü bulunuyorsa, bu durumda saçını kesebilir. Çünkü ayet-i kerime ve hadis-i şerif bunu ifade etmektedir.

Sonra bakar, eğer söz konusu olan kıl bizzat o kılın çıkış yerinden kaynaklanıyorsa —mesela, gözünün içinde kılın çıkması ya da kaşlarının uzaması sebebiyle gözünü kapatacak uzunlukta kılların bulunması gibi— bu durumda gözündeki kılı ve o göze inen kılları koparabilir; bundan dolayı bir fidye cezası da gerekmez. Çünkü kıllar ona eza vermiştir, o da bu eziyeti —fidye vermeksizin— ortadan kaldırabilir. Tıpkı ihramlıya saldıran bir kara hayvanını öldürmesi gibi.

Şayet eziyet veren şey kıldan kaynaklanmıyor, ama kılın izale edilmesiyle ancak bu eziyet ortadan kalkacak olursa —başın üzerindeki bit ve yarada olduğu gibi— bu durumda ona fidye vermesi gerekir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/ihramlinin-koku-surmesi/,https://kutsalayet.de/ihramlinin-tirnaklarini-kesmesi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız