Bunun hakkında da üç mesele gelmiştir.
Birincisi, iftarda acele etmenin müstehap oluşudur. Bu, ilim adamlarının çoğunluğunun görüşüdür. Sehl b. Sa’d es-Sa’idi’nin yaptığı rivayete göre, Allah’ın Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Müslümanlar, iftarda acele etmeye devam ettikleri müddetçe hayırda olmaya devam ederler.” Buhârî ve Müslim bu konuda ittifak etmişlerdir.
İkinci mesele, iftarın ne ile açılacağıdır. Yaş hurmalarla açması müstehap görülmüştür. Eğer bulamazsa kuru hurma ile açar, onu da bulamazsa birkaç yudum su ile iftar eder. Nitekim Enes’ten gelen rivayete göre, o şöyle demiştir: “Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem), akşam namazını kılmadan önce birkaç taze hurma ile iftar ederdi. Eğer hurma yoksa kuru hurma ile, o da bulunmazsa birkaç yudum su içerek iftar ederdi.”
Üçüncü mesele, visal hakkındadır. Visal, iki gün arasında yiyip içmeksizin iftar etmemek, yani günlerce orucu birbirine eklemektir. Bu, ilim adamlarının çoğuna göre mekruh görülmüştür. Çünkü İbn Ömer’den nakledildiğine göre, Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) visal orucu tuttuğunda, insanlar da visal tutmaya başladılar. Bu durum insanlara zor gelince, Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) onlara bunu yasakladı. Onlar “Sen visali nasıl tutuyorsun?” diye sorduklarında, Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): “Ben sizden biri gibi değilim; bana yediriliyor ve içiriliyor.” buyurmuştur. Buhârî ve Müslim bu konuda ittifak etmiştir. Bu durum, visal orucunun sadece Hz. Peygamber’e (sallallahu aleyhi ve sellem) has olduğunu, başkalarına ise yasaklandığını göstermektedir.
Visal orucu haram değildir. Ancak İmam Şafiî’nin görüşünün zahirinden anlaşılan, bunun haram olduğu yönündedir. Çünkü yasağın zahiri, haramlık ifade etmektedir. Buna şu şekilde cevap verilmiştir: Buradaki yasak, Müslümanlara karşı bir rahmet ve şefkat sebebiyle getirilmiştir; çünkü visalde bir tür zorluk vardır. Hz. Aişe şöyle demiştir: “Hz. Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) visali yasaklaması, Müslümanlara olan rahmetindendi.” Buhârî ve Müslim ittifak etmiştir. Bu ifade, visal orucunun haram olmadığını göstermektedir. Nitekim Hz. Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabı da bu yasağı haram olarak anlamamışlardır; zira sonradan visal tutanlar da olmuştur.
Ebu Hureyre şöyle demiştir: “Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem), orucu birbirine eklemekten men etti… Ancak sahabeler ardı ardına oruç tutmakta ısrar edince, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) oruçlarına bir gün, sonra bir gün daha ekledi. Sonra üçüncü gün hilali gördüler. Bunun üzerine Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem), visali bırakmayanlara hitaben şöyle buyurdu: ‘Eğer hilal gecikseydi, ardı ardına oruç tutmayı sizin için daha da artırırdım.’” Buhârî ve Müslim bu konuda ittifak etmişlerdir.