"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

İflas edene ve ona bakana nafaka vermek

İflasa uğrayan kişi hacr altına alınır, kendisi de kazancı yerinde olan bir kişi olursa, hem onun hem de vermek zorunda kaldığı kimselerin nafakası bu kazançtan ödenir. Nitekim bu durumda nafakası kazancından verilmiş olur. Eğer nafakası kazancından değilse, o zaman ona ait olan malından bunu tamamlarız. Kazancı olmayan bir kimse ise —uzamış olsa dahi— hacr altında bulunduğu süre içerisinde onun malından kendisine harcanır; çünkü mülkü devam etmektedir.

Şüphesiz Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem):
“Önce kendinden olmak üzere (harcamaya) başla…” ve
“İlk olarak yakın ailenden başla…” buyurmuştur.
Çünkü diri olan kişi, saygınlık açısından ölüden daha önceliklidir. Bunun yanında ölünün teçhiz edilmesinin öne alınması ve defin işlerinin borçlardan evvel icra edilmesi, üzerinde ittifak edilen konulardır. Onun için bunun nafakasının yerine getirilmesi daha evlâdır.

Açıklaması geçtiği üzere, kişinin kendilerine nafaka vermekle zorunlu kılındığı anne-baba, çoluk-çocuk vb. gibi akrabalarına harcaması gereklilik arz etmektedir. Çünkü bunlar, bizzat onun kendisine yaptığı harcama konumunda değerlendirilmektedir. Aynı şekilde adamın karısına da nafaka sağlaması böyledir, buna zorunludur. Kuşkusuz karısına vereceği nafaka, akrabalarına vereceği nafakadan daha önceliklidir; çünkü karşılıklı (karı-koca) statüsünde bulunmaktadırlar. Bu statüde aynı zamanda —akrabalardaki gibi— kişiyi “yaşatmak/yeşertmek” anlamı vardır.

İflas edenin, karısına ve küçük çocuklarına malından nafaka sağlamasını vacip kılanlardan birisi de Ebû Hanîfe, İmam Mâlik ve İmam Şâfiî olmuştur. el-Muvaffak: “Bu noktada onlara muhalefet edeni bilmiyoruz,” demiştir. Aynı zamanda onların giysilerini de temin etmesi gerekir. Çünkü bunlar, zorunlu eşyalardır ve kişi bunlar olmadan yapamaz. Nafaka ve giyimde vacip olan sınırın en azı, ma’ruf (örfe uygun) şekilde benzerini karşılayıp yedirmek ve giyside de benzerini vermektir.

Müflis ölürse, kendi malından kefenlenir. Çünkü nafakası o hayatta iken kendi malından karşılanır; dolayısıyla da ölümünden sonra teçhizi de —başkasında olduğu gibi— kendi malından yapılmalıdır. Aynı şekilde ona bakanlar da öyledir; çünkü onun konumunda bulunurlar. Alacaklılar arasında malının taksimi bitimine değin ise müflise dönecek olan nafaka uzatılır; çünkü ona ait mülkü ancak bu şekilde gitmiş olur.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/hacr-sebebi-muflisin-hacr-oncesinde-yahut-sonrasinda-yapacagi-sey/,https://kutsalayet.de/hakimin-iflas-edenin-malini-satmasi-ve-bunun-nasil-yapilacagi-konusu/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız