İman eden kullarıma de ki: Namazı kılsınlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan, alışverişin ve dostluğun bulunmadığı bir gün gelmeden önce gizli ve açık infak etsinler.
Diyanet Vakfı
İman eden kullarıma söyle: Namazlarını dosdoğru kılsınlar, kendisinde ne alış-veriş, ne de dostluk bulunan bir gün gelmeden önce, kendilerine verdiğimiz rızıklardan (Allah için) gizli-açık harcasınlar.
Kurtubi Tefsiri
Îman eden kullarıma de ki: “Namazı dosdoğru kılsınlar, alışverişin de, dostluğun da olmayacağı o gün gelmezden evvel rızık olarak kendilerine verdiğimiz şeylerden gizli ve açık infak etsinler.”
“Îman eden kullarıma dakî…” Yani Mekke halkı Allah’ın nimetini küfre değiştirdiler. O halde sen de îman eden ve gerçekten Bana kulluk eden kimselere
“namazı dosdoğru kılsınlar” de. Yani beş vakit namazı kılsınlar. Bu da onlara: Namazı kılın de, demektir. Bu emirle beraber mukadder bir şart da vardır. Mesela, Allah’a itaat et, O da seni cennete koyar, denilir. Yani Allah’a itaat edersen seni cennete koyar anlamındadır. Bu el-Ferrâ”nın görüşüdür.
ez-Zeccâc ise der ki: ” Kılsınlar” âyeti “lâm” anlamı dolayısıyla cezm edilmiştir ve bu demektir. Lâm’in düşürülmesinin sebebi “de ki” şeklindeki muhataba verilen emrin, gaibe delalet etmesinden dolayıdır. Yine ez-Zeccâc der ki: Bununla birlikte “kılsınlar” anlamındaki âyetin hazfedilmiş bir emrin cevabı olma ihtimali de vardır.
Yani “Sen onlara namaz kılınız de; Namazı kılsınlar” takdirindedir.
” … Rızık olarak kendilerine verdiğimiz şeylerden gizli ve açık infak etsinler.” Bu âyet ile İbn Abbâs ve diğerlerinden nakledildiğine göre zekât kastedilmektedir.
Cumhûr ise der ki: Gizliden kasıt, gizli saklı verilen, açıktan kasıt ise verilirken görülen ve zahir olan demektir.
el-Kasım b. Yahya ise der ki: Gizliden kasıt tatavvu’ sadakalar, açık olandan kasıt ise farz zekâttır. Bundan önce el-Bakara Sûresi’nde yüce Allah’ın:
“Sadakalarınızı açıkça verirseniz o ne güzeldir…” (el-Bakara, 2/271) âyetini açıklarken bu anlamda güzel açıklamalar geçmiş bulunmaktadır.
“Alışverişin de, dostluğun da olmayacağı o gün”e dair açıklamalar da yine el-Bakara Sûresi’nde (2/254. âyetin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır.
“Arkadaşlık(lar)” kelimesi ın çoğuludur. “Testi” kelimesinin çoğulunun; şeklinde gelmesi gibi. Şair (İmruu’l-Kays) da şöyle demektedir:
“Ben nitelikleri buğzedilen birisi de değilim, buğzeden birisi de değilim.”