Onu kestiler. Sâlih dedi ki: “Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. Bu yalanlanmayacak bir vaattir.”
Diyanet Vakfı
Fakat Semud kavmi o deveyi, ayaklarını keserek öldürdüler. Salih dedi ki: «Yurdunuzda üç gün daha yaşayın (sonra helak olacaksınız)!» Bu söz, yalanlanamayan bir tehdit idi.
Kurtubi Tefsiri
Derken onu ayaklarını keserek öldürdüler. Bunun üzerine dedi ki: “Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. İşte bu, yalanı olmayan bir tehdittir.”
“Derken onu ayaklarını keserek öldürdüler. Bunun üzerine dedi ki: Yurdunuzda üç gün daha yaşayın” âyetine dair açıklamalarımızı iki başlık halinde sunacağız:
1- Azâbın Gelişine Kalan Süre:
Yüce Allah’ın:
“Derken onu ayaklarını keserek öldürdüler” âyetinde işaret edilen öldürme onların bazıları tarafından yapılmış olduğu halde diğerlerinin bu işe rızaları dolayısıyla bu fiil hepsine izafe edilmiştir. Bu dişi devenin kesilerek öldürülmesine dair açıklamalar daha önce el-A’raf Sûre’sinde (7/77-79. âyetlerin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır. Yine ileride diğer açıklamalar da gelecektir.
“Bunun üzerine dedi ki: Yurdunuzda” yani yaşadığınız ülke ve topraklarınızda
“üç gün daha yaşayın.” Hazret-i Salih onlara: Azap’tan önce yüce Allah’ın nimetlerinden faydalanın, dedi. Buradaki: “…da” âyeti ile kasıt yaşadıkları yurtlarıdır. Eğer evlerini kastetmiş olsaydı, bu kelimenin çoğul olarak; Evlerinizde” demesi gerekirdi.
Şöyle de açıklanmıştır: Sizden herbiriniz kendi evinde ve meskeninde faydalansın, demektir. Yüce Allah’ın:
“Sonra sizi bir bebek olarak çıkarandır.” (el-Mu’min, 40/67) âyetine benzer. Yani sizden herbirinizi bebek olarak çıkarandır. Burada hayatta kalmanın (yaşayıp yararlanmak anlamına gelen) temettü’ ile ifade edilmesi, ölenin herhangi bir şekilde (dünyadaki) bir şeyden lezzet alamaması ve yararlanamaması dolayısıyladır.
Deveyi çarşamba günü kesip öldürdüler. Perşembe, cuma ve cumartesi günü yurtlarında yaşamaya devam ettiler, pazar günü de azâb onlara geldi. Üç gün hayatta kalmalarının sebebi ise daha önce el-A’raf Sûresi’nde geçtiği üzere, dişi devenin yavrusunun üç defa böğürmüş olmasıdır.
Birinci günde renkleri sarardı, ikincisinde kırmızıya dönüştü, üçüncüsünde karardılar, dördüncü günde de helâk oldular. Nitekim el-A’raf Sûresi’nde de geçmişti.
2- Azâbın Geleceği Süre İle Seferi Sayılma Süresi:
İlim adamlarımız, yüce Allah’ın Salih kavminden azâbı üç gün süreyle ertelemesini, misafirin eğer dört günlük bir ikameti niyet etmeyecek olur ise kısaltarak, kılacağına delil göstermişlerdir. Çünkü üç günlük süre etme hükmünün dışında kalmaktadır. Bu husustaki ilim adamlarının i -eslerine dair açıklamalar daha önce Nisa Sûresi’nde (4/101. âyet, 6. başlıkta) geçmiş bulunmaktadır.
“İşte bu, yalanı olmayan” yani yalan olmayan, bir diğer açıklamaya göre ise hakkında yalan bulunmayan
“bir tehdittir.”