"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Hud 62

Dediler ki: “Ey Sâlih! Sen bizden ümit beklenen biriydin. Şimdi atalarımızın ibadet ettiklerine ibadet etmememizi mi söylüyorsun? Şüphesiz senin bizi çağırdığın şey hakkında şüphe içindeyiz.”

Diyanet Vakfı
Dediler ki: Ey Salih! Sen bundan önce içimizde ümit beslenen birisiydin. (Şimdi) babalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi engelliyor musun? Doğrusu biz, bizi kendisine (kulluğa) çağırdığın şeyden ciddi bir şüphe içindeyiz.

Kurtubi Tefsiri
Dediler ki: “Ey Salih! Sen bundan evvel aramızda ümit beslenen bir kimseydin. Şimdi bizİ atalarımızın taptığı şeylere tapmamızdan vazgeçirmek mi istiyorsun? Senin bizi davet ettiğinden, gerçekten tereddüde düşüren bir şüphe içindeyiz.”

“Dediler ki: Ey Salih! Sen bundan evvel aramızda ümit beslenen bir kimseydin.” Bundan önce, yani peygamberliğini kabule davet edişinden önce senin aramızda bir lider, önder olacağını ümit ederdik. Denildiğine göre; Hazret-i Salih onların ilâhlarım ayıplıyor ve onları çirkin ve bayağı olduklarını söyleyerek tahkir ediyordu. Onlarsa Hazret-i Salih’in dinlerine geri döneceğini umuyorlardı. Kendilerini Allah’a davet etmeye başlayınca, bu sefer: Senden yana umudumuz kesildi, dediler.

“Şimdi bizi atalarımızın taptığı şeylere tapmamızdan vazgeçirmek mi istiyorsun?” Buradaki istifhamın (sorunun) anlamı inkârdır. (Yani onun bu tavrını reddetmektir).

” Tapmamız” âyeti, ” Tapmamızdan” anlamında olduğundan ötürü-, mastar anlamı veren-: harf-i cerrin düşürülmesi dolayısıyla nasb mahallindedir.

“Senin bizi davet ettiğinden gerçekten tereddüde düşüren bir şüphe içindeyiz” âyetinde hitab Hazret-i Salih’edir, Bu âyetteki;

“Gerçekten biz” İbrahim Sûresi’nde; (İbrahim, 14/9.) şeklindedir. Asıl şekli de; dir. Üç tane “nun” ağır geldiğinden dolayı (İbrahim Sûresi’ndekinden) üçüncü “nun” düşürülmüştür. Buna karşılık:

“Bizi davet ettiğin” âyeti İbrahim Sûresi’nde ise;

“Bizi davet ettiğiniz…” şeklindedir. (İbrahim, 14/9) Çünkü orada hitab (bir peygambere değil) birden çok peygambere yöneliktir. -Allah’ın salat ve selamı üzerlerine olsun.-

“Tereddüde düşüren…” ifadesi, tereddüde düşmesini gerektiren bir işi bir kimseye yaptığın takdirde kullanılan; den gelmektedir. Şair el-Hüzelî de şöyle demektedir:

“Ben ona uzun bir süre görünmedikten sonra gelecek olursam,

Omuzumu koklar, elbisemi şiddetlice çekerdi.

Sanki ben ona şüphe ve tereddüde düşmesini gerektirecek bir şey yapmış gibi olurdum.”

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/hud-61/,https://kutsalayet.de/hud-63/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız