“Gözlerimizin önünde ve vahyimizle gemiyi yap. Zulmedenler hakkında bana hitap etme. Onlar mutlaka boğulacaklardır.”
Diyanet Vakfı
Gözlerimizin önünde ve vahyimiz (emrimiz) uyarınca gemiyi yap ve zulmedenler hakkında bana (bir şey) söyleme! Onlar mutlaka boğulacaklardır!
Kurtubi Tefsiri
“Gözlerimizin önünde ve vahyimizle gemiyi yap. Zulmedenler hakkında da Bana bir şey söyleme. Çünkü onlar suda boğulacaklardır.”
“Gözlerimizin önünde ve vahyimizle” sen ve seninle birlikte îman edenlerin binmeleri için
“gemiyi yap. Gözlerimizin önünde” Bizim görmemiz ve nezaretimiz altında demektir. er-Rabî’ b. Enes der ki: Seni, görenleri ve gözetip koruyanın gözetimi altında yap, demektir. İbn Abbâs (radıyallahü anh): Bizim seni korumamız altında… diye açıklamıştır, anlam birdir.
Burada görmek “göz” ile ifade edilmiştir. Çünkü görmek gözle gerçekleşir. “Gözlerimiz” şeklindeki çoğul ise, çoğul anlamı vermek için değil azamet ;indir. Nitekim yüce Allah başka yerlerde bu kabilden olmak üzere şöyle buyurmaktadır:
“Ne güzel güç yetirenleriz Biz.” (el-Mürselât, 77/23);
“Ne güzel döşeyicileriz Biz.” (ez-Zâriyât, 51/48);
“Muhakkak Biz genişleticileriz.” (ez-Zâriyât, 51/47.) Bu ve başka âyetlerdekî “gözler’in, “göz” anlamına raci olması da mümkündür. Yüce Allah’ın:
“Benim gözümün üzerinde (gözetimim altında) yetiştirilesin diye” (Tâhâ, 20/39) âyetinde olduğu gibi.
Bütün bunlar idrâk ve kuşatıcılığı ifade eder, çünkü şanı yüce Allah duyu organlarından, teşbih ve keyfiyetlendirmeden yüce ve münezzehtir. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur.
“Gözlerimizin önünde” âyetinin, seni korumak ve sana yardımcı olmak üzere gözetleyici olarak görevlendirdiğimiz meleklerimizin gözleri ününde anlamına geldiği de söylenmiştir. Bu durumda çoğul ifadesi gerçek anlamı ile kullanılmış olur. Yine “gözlerimizin önünde âyeti bilgimiz altında diye de açıklanmıştır ki; bu açıklamayı Mukâtil yapmıştır. ed-Dahiıâk ve Süfyan ise “emrimizle” diye açıklamışlardır. Bunun vahyimizle demek olduğu söylendiği gibi, bu gemiyi yapabilmen için bizim sana yardımımızla… anlamına geldiği de söylenmiştir. “Vahyimizle” âyeti, Bizim onu yapman üzere sana verdiğimiz vahye binaen yap, demektir.
“Zulmedenler hakkında da Bana bir şey söyleme! Çünkü onlar suda boğulacaklardır.” Yani sakın onlara mühlet verilmesini isteme, zira Ben onları suda boğacağım.