"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Hicr 47

“Gönüllerinde olan kinleri çıkarıp giderdik. Kardeşler olarak, karşılıklı tahtlar üzerindedirler.”

Diyanet Vakfı
Biz, onların gönüllerindeki kini söküp attık; onlar artık köşkler üzerinde karşı karşıya oturan kardeşler olacaklar.

Kurtubi Tefsiri
Biz, onların göğüslerindeki kini söküp attık. Kardeşler olarak, sedirler üzerinde karşılıklı otururlar

İbn Abbâs der ki: Cennetlikler, cennete ilk gireceklerinde karşılarına iki pınar çıkar. Bu iki pınardan birisinden içerler. Allah, kalplerinde kin namına ne varsa hepsini giderir. Sonra diğer pınara girerler, orada da yıkanırlar. Renkleri parıldar, yüzleri arınır ve bol nimetlerin parlaklığı üzerlerinde görünür. Buna benzer bir ifade Ali (radıyallahü anh)’dan da rivâyet edilmiştir. Ali b. el-Hüseyn de der ki: Bu âyet-i kerîme Ebû Bekr, Ömer, Ali ve sair ashab-ı kiram hakkında inmiştir. O, bu sözleriyle cahiliye döneminde aralarında bulunan kinin yok oluşunu kastetmektedir- Ancak, birinci görüş daha kuvvetlidir ve âyetin siyakı da buna delil teşkil etmektedir. Yine Alî (radıyallahü anh) der ki: Ben, Talha ve ez-Zübeyr’in bumda sözü geçenlerden olacağımızı ümid ederim.

“Kin ve düşmanlık” demektir. “Çaldı, hainlik etti” anlamındaki fiilin buradan geldiği söylendiği gibi, bu kelimenin; ‘den geldiğini ve bunun da ganimetten hırsızlık yapmak demek olduğu da söylenmiştir. Bunun fiili ise, şeklinde kullanılır. Hainlik anlamında; şekli kullanılır. Nitekim şair şöyle demiştir

“Allah bizim yerimize Nevfel kızı Hamza’yı cezalandırsın.

Emanete hainlik edip yalan söyleyeni cezalandırması gibi.”

Buna dair açıklamalar bundan önce Âl-i İmrân Sûresi’nde (3/161. âyetin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır.

“Kardeşler olarak; sedirler üzerinde karşılıklı otururlar.” Yani, birbirleri arasındaki ilişkilere riâyetle ve birbirleri ile sevgi ve bağlılık dolayısıyla biri diğerinin arkasına bakmaz. (Yüz yüze otururlar.) Bu açıklama Mücahid ve başkalarından nakledilmiştir. Şöyle de denilmiştir: Oturdukları sedirler, istedikleri gibi döner ve onlardan kimse kimsenin arkasını görmez. Yine “karşılıklı otururlar” âyetinin eşleri onlara, onlar da eşlerine sevgi ile yönelirler, anlamında olduğu da söylenmiştir.

” Sedirler” kelimesi, ‘ın çoğuludur. “Yeni” kelimesinin çoğulunun oluşu gibi. Bu kelimenin “sürûr”dan geldiği de söylenmiştir. O bakımdan sedir (şerir) âdeta sürür (sevinç) için hazırlanmış yüksekçe bir yer olması dolayısıyla bu ismi almış gibidir. Ancak birinci açıklama daha kuvvetli görünmektedir.

İbn Abbâs der ki: Onlar, yakut, zeberced ve inci ile süslenmiş sedirler üzerinde oturacaklardır. Sedir’in bir tanesi San’a’dan Câbiye’ye kadar ve Aden ile Eyle arasındaki meşale kadar bir alan kaplayacaktır.

“Kardeşler olarak” ifadesi ise, “takva sahipleri”nden hal olmak üzere nasb edilmiştir. Yahut da “oralara… girin” deki zamirden veya “güvenle” anlamındaki kelimedeki zamirden hal olarak nasb edilmiştir. Yahut da “göğüslerindeki” âyetindeki “onlar” anlamını veren zamirden mukadder bir hal de olabilir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/hicr-46/,https://kutsalayet.de/hicr-48/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız