İhramlı olsun, ihramsız olsun Harem içinde avlanmak haramdır. Bunun haram olmasının temeli nas ve icmadır. Nitekim İbn Abbas’tan nakledildiğine göre, o şöyle demiştir: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Mekke’nin fethedildiği gün: ‘Şüphe yok ki, Yüce Allah, gökleri ve yeri yarattığı vakit bu beldeyi haram kılmıştır. Yüce Allah’ın haram kılması sebebiyle burası kıyamete kadar da haramdır. Benden önce bu beldede hiç kimseye savaş helal kılınmamıştır. Bana da sadece gündüzün bir vaktinde helal olmuştur. O, Allah’ın haram kılmasıyla kıyamete kadar haramdır. Onun dikeni koparılmaz; avı ürkütülmez, ilan edenden başkası, onda bulduğu eşyayı alamaz; yaş otu da kesilemez.’” buyurmuştur. Abbas: “Ey Allah’ın Rasulü! İzhir (otu) istisna olsa; çünkü o ölüler ve evler için kullanılır!” deyince, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “İzhir (otu) hariç.” buyurmuştur. Buhari ve Müslim ittifak etmiştir.
Müslümanlar, ihramlı da olsa, ihramsız da olsa Harem içinde avlanmanın haram olduğu hususunda icma etmişlerdir. Harem’de avı öldüren kimseye ceza gerekir ve ödeyeceği bu ceza, ihramlı iken öldürmüş olduğu avın benzerini ödemesidir. Çünkü sahabe -Allah kendilerinden razı olsun- Harem’deki tuvaletlerde öldürdükleri bir koyunun yerine, dengi bir koyunu ceza olarak ödemişlerdir. el-Muvaffak der ki: Bu işlediklerinin tersine dair, başkasından bir nakil gelmediğinden dolayı, bu uygulamaları bir icma hâlini almış oldu. Çünkü bu, Yüce Allah’ın hakkı noktasında yasak olan bir avdır; bu yönüyle ihramlı hakkındaki ava benzemektedir.
İhramlı iken kişiye haram olan bir şey, aynı zamanda Harem’de iken de kendisine haram olur. Bunun yanında ihramlı iken tazmin etmesi gereken bir şey yine Harem’de iken de tazmin etmesi gerekir; ancak şu iki şey bunun dışındadır:
Bit. İhramlı iken bitin öldürülmesinde ihtilaf varken, Harem’de ise -ihtilafsız- mübahtır. Çünkü bu, hürmeti sebebiyle değil, kişi rahatlığı sebebiyle ihramlı iken bir bitin yok edilmesini ve ortadan kaldırılmasını icra ettiğinden, haram olmuştur.
Deniz hayvanı. İhtilafsız olarak ihramlı iken mübahtır. Harem’deki kuyu ve nehirlerinden avlanılması ise helal değildir. İmam Ahmed’den nakledilen diğer görüşe göre ise bunlar da mübahtır.