Ve günahkârlar dışında kimsenin yemediği irinli sudan başka yiyecek yoktur.
Diyanet Vakfı
36, 37. Ancak günahkarların yediği kanlı irinden başka yiyeceği de yoktur.
Kurtubi Tefsiri
Gıslînden başka hiçbir yiyeceği de yok.
“Gıslîn” yıkamak anlamındaki
“el-gasl”den “fi’lîn” vezninde bir kelimedir. Sanki bu bedenlerinden yıkanan bir şey gibidir. Gıslîn cehennem ehünin yaralarından ve fertlerinden akan irindir. Bu açıklama İbn Abbâs’tan nakledilmiştir.
ed-Dahhak ile er-Rabî’ b. Enes de şöyle demişlerdir: Bu, cehennemliklerin yiyeceği bir ağaçtır. “el-Gisl” ise kendisi ile başın yıkandığı hıtmi ve başka (hoş kokulu bitkiler) gibi şeylerdir. el-Ahfeş dedi ki: “el-Gıslîn’: de buradan gelmekte olup, bu cehennemliklerin etlerinden ve kanlarından yıkanan (süzülüp, akan) şeydir. Buna (lam’dan sonra) “ye” ile “nun”un fazladan getirilmesi tıpkı: “Bir işe büyük bir deha ile nüfuz eden mükemmel ve güçlü adam” kelimesine ilave edildiği gibi eklenmiştir,
Katade: O en kötü ve en korkunç olan bir yiyecektir. İbn Zeyd dedi ki: Bunun da zakkumun tanesi olduğu bilinmez. Bir başka yerde de yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
“Onlar için Darî’den başka bir yiyecek yoktur.” (el-Gâşiye, 88/6) Darî’in gıslînden olması mümkündür.
İfadede takdim ve tehir olduğu ve anlamın şöyle olduğu da söylenmiştir: Artık bugün burada onun için gıslînden olanın dışında herhangi bir hamîm (kaynar su) yoktur. Bu durumda sıcak su demek olur.
“…Başka hiçbir yiyeceği de yok.” Yani onların kendisinden yararlanacakları bir yemekleri olmayacaktır.