Allah’a ve Resûlü’ne iman edin; sizi üzerinde tasarruf sahibi kıldığı şeylerden infak edin. Sizden iman eden ve infak edenler için büyük bir mükâfat vardır.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Aminu (iman edin) billahi (Allah’a) ve rasulihi (ve Resulüne) ve enfiku (harcayın) mimma (şeylerden ki) cealekum (sizi kıldı) mustahlefine (yerine geçenler/emanetçiler) fihi (onda), fellezine (artık onlar ki) amenu (iman ettiler) minkum (sizden) ve enfeku (ve harcadılar), lehum (onlar için) ecrun (bir mükâfat) kebir (büyük).
Mukatil Tefsiri
Allah’a, yani O’nun birliğine iman edin. Resûlüne de iman edin. Allah yolunda, yani Allah’a itaat uğrunda harcayın. Size verilen mallar üzerinde geçici olarak tasarruf yetkisi verilmiştir; bu mallar daha sonra sizden başkalarına geçecektir. İçinizden iman eden ve mallarını Allah yolunda harcayanlar için cennette büyük ve güzel bir mükâfat vardır.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah bu ayette insanlara hitap ederek kendisine iman etmelerini emretmekte, O’nun birliğini kabul edip hiçbir şeyi kendisine ortak koşmamalarını ve Resûlü Muhammed’i tasdik ederek Allah katından getirdiği bütün gerçeklere inanmalarını, emirlerine uymalarını ve yolunu izlemelerini istemektedir. Ardından kullarına, kendilerini üzerinde tasarruf sahibi kıldığı mallardan Allah yolunda harcamalarını emretmektedir. Çünkü insanların ellerinde bulunan mallar gerçekte onların kalıcı mülkleri değildir; Allah bu malları daha önce kendilerinden önce yaşayan kimselerden alıp onlara vermiş, onları da bu mallar üzerinde bir süreliğine halef ve emanetçi kılmıştır. Bu sebeple Allah’ın verdiği rızıktan O’nun rızasını kazanmak için harcamaları gerekmektedir. Tefsir ehli de bu ayeti bu şekilde açıklamıştır. Mücâhid, “sizi üzerinde tasarruf sahibi kıldığı şeylerden” buyruğunu, Allah’ın rızık vererek yaşattığı ve faydalandırdığı mallar üzerinde sizi tasarruf sahibi kılması şeklinde açıklamıştır. Ayetin sonunda yer alan “Sizden iman eden ve infak edenler için büyük bir mükâfat vardır” buyruğu ise, Allah’a ve Resûlü’ne iman eden, Allah’ın kendilerine lütfettiği ve önceki nesillerden kendilerine intikal eden mallardan Allah yolunda harcayan kimseler için çok büyük bir sevap ve değerli bir karşılık bulunduğunu ifade etmektedir. Çünkü onlar Allah’ın emrine uymuş, mallarının gerçek sahibinin Allah olduğunu bilmiş ve kendilerine emanet edilen nimetleri O’nun rızası uğrunda harcamışlardır; bu sebeple Allah katında büyük bir mükâfata hak kazanmışlardır.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…