İnkar edenler, kıyamet ansızın kendilerine gelinceye yahut kısır bir günün azabı kendilerine gelinceye kadar onun hakkında şüphe içinde kalmaya devam ederler.
Diyanet Vakfı
İnkar edenler, kendilerine o saat ansızın gelinceye, yahut da (kendileri için hayır yönünden) kısır bir günün azabı gelinceye kadar onun (Kuran) hakkında hep şüphe içindedirler.
Kurtubi Tefsiri
Kendilerine ansızın kıyâmet gelinceye dek yahut kendilerine akim bir günün azâbı gelinceye kadar, kâfirler ondan yana şüphe İçinde kalmaya devam edeceklerdir.
“Kendilerine ansızın kıyâmet gelinceye dek yahut kendilerine akim bir günün azâbı gelinceye kadar, kâfirler ondan yana” İbn Cüreyc’e göre Kur’ân’dan yana, başkalarına göre ise dosdoğru yol demek olan dinden yana
“şüphe içinde kalmaya devam edeceklerdir.” Bir açıklamaya göre de: Şeytanın, Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem) dili ile bıraktıklarından yana şüphe içinde kalmaya devam edeceklerdir, demektir. Onlar: Ne diye önce putlardan iyilikle söz etti, sonra da bundan geri döndü, demeye devam edeceklerdir.
Ebû Abdu’r-Rahmân es-Sülemî: “Şüphe içinde” âyetini “mim” harfini ötreli olarak diye okumuştur. Ancak esreli okuyuş daha çok bilinendir, bunu da en-Nehhâs zikretmiştir.
“Akim bir gün”ü ed-Dahhâk: Gecesi olmayan bir gün olan kıyâmet gününün azâbı diye açıklamıştır. en-Nehhâs da şöyle demektedir: Kıyâmet gününe akîm (kısır) denilmesinin sebebi, akabinde benzeri bir gün gelmeyeceğinden dolayıdır. ed-Dahhak’ın açıklaması da bu anlamdadır. “el-Akim” sözlükte çocuğu olmayan kimse hakkında kullanılır. Çocuk ebeveynin semeresi olduğundan, günler de önce ve sonra, ardı arkasına geldiğinden dolayı, sonradan gelişi evlat sahibi olmaya benzetmiştir. Bu günün ardından bir gün gelmeyeceğinden dolayı, bu gün “akîm” olmakla nitelendirilmiştir.
İbn Abbâs, Mücahid ve Katade derler ki: Burada kastedilen Bedir günü azabıdır. Akîm de benzersiz büyüklükte demektir, çünkü melekler bu günde Savaşmışlardır.
İbn Cüreyc der ki: Çünkü bu günde kendilerine geceye kadar mühlet verilmedi. Akşamdan önce öldürüldüler, o bakımdan bu gün onlar için gecesi olmayan bir gündüz oldu.
Aynı şekilde ed-Dahhâk’ın açıklamasına göre de bu gün, kıyâmet günü demek olur. Çünkü kıyâmet gününün de gecesi olmayacaktır. Bir açıklamaya göre: Bu günde şefkat ve rahmet olmayacağından ve hayırların her türlüsünden mahrum (kısır) olacağı itibariyle bu isim verilmiştir. Yüce Allah’ın:
“Hani onların üzerine akîm rüzgarı göndermiştik.” (ez-Zâriyât, 51/41) yani hayırsız ve yağmur da, rahmet de getirmeyen rüzgarı göndermiştik, âyeti da bu kabildendir.