Şüphesiz Allah, iman edenleri savunur. Allah, hain ve nankör olan hiç kimseyi sevmez.
Diyanet Vakfı
Allah, iman edenleri korur. Şu da muhakkak ki Allah, hain ve nankör olan herkesi sevgisinden mahrum eder.
Kurtubi Tefsiri
Muhakkak Allah mü’minleri sallallahü aleyhi ve sellemunur. Çünkü Allah hainlik ve nankörlük edenlerin hiçbirisini sevmez.
Rivâyete göre bu âyet-i kerîme mü’minler dolayısıyla nazil olmuştur. Şöyle ki; mü’minler Mekke’de sayıca çoğalıp kâfirler onlara eziyet ve işkenceler yapınca, onların bir bölümü Habeşistan’a hicret etti. Mekke’de kalan bir takım mü’minler de imkân bulduğu kâfirleri öldürmek, suikast tertiplemek, emanetlerine hainlik etmek ve hile yapmak istediler. Bunun üzerine bu âyeti kerîme -yüce Allah’ın:
“… ve nankörlük edenlerin hiçbirisini sevmez” âyetine kadar nâzil oldu. Bu âyet-i kerîme ile şanı yüce Allah, mü’minleri savunma va’dinde bulundu ve çok açık bir şekilde hainliği ve gadretmeyi yasakladı. Gadredip ahdi bozmanın çok ağır bir vebal olduğuna dair açıklamalar daha önceden el-Enfal Sûresi’nde (8/58. âyetin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır. Yine orada (belirtilen âyet, 3. başlıkta) Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)ın: “Ahdini bozanın arkasında ahdini bozduğu kadarıyla bir sancak dikilir ve bu filanın hainliğidir, denilir” Buhârî, Edeb 99; Müslim Edep, 8-10, 16; Ebû Dâvûd, Cihâd 150; İbn Mâce, Cihâd 42; Dârimî, Buyu 11; Müsned, II, 49, 70, III, 7, 46, 61, 64 âyeti da geçmişti.
Âyetin anlamının şu olduğu da söylenmiştir: Yüce Allah îman kalplerinde iyice yer edinceye kadar mü’minlerin muvaffakiyetlerini sürdürerek sallallahü aleyhi ve sellemunur. Kâfirler onları dinlerinden uzaklaştıramazlar. Eğer herhangi bir baskı ve zorlama ile karşı karşıya kalacak olurlarsa, kalpleriyle İrtidad etmemeleri için onları korur, muhafaza eder.
Bir başka açıklama da şöyledir: O, mü’minleri ortaya koydukları delillerle onları üstün getirmek suretiyle sallallahü aleyhi ve sellemunur. Diğer taraftan bir kâfirin, bir mü’mini öldürmesi nadirdir. Şayet bir kâfir, bir mü’mini öldürecek olursa, yüce Allah o mü’mini kendi rahmetine ruhunu kabzederek almak suretiyle sallallahü aleyhi ve sellemunur.
Nafî’: “Sallallahü aleyhi ve sellemunur” şeklinde,
“eğer Allah… Savasaydı” (el-Hac, 22/40) âyetindeki “fe” harfinden sonra elif ilavesiyle; diye okumuştur. Ebû Amr ve İbn Kesîr bu âyetteki bu kelimeyi “dal” harfi ile “fe” harfi arasında elif siz, kırkıncı âyet-i kerîme’deki kelimeyi de aynı şekilde elifsiz olarak okumuştur. Âsım, Hamza ve el-Kisaî ise bu âyetteki bu kelimeyi “dal” harfi ile “fe” harfi arasında elif ile, kırkıncı âyet-i kerîmedeki kelimeyi ise elifsiz olarak okumuştur. Elifli okuyuş ile elifsiz okuyuş aynı anlamdadır. “Hırsızı cezalandırdım” ve “Allah ona afiyet versin” tabirlerinde olduğu gibi. Mastarı da şeklinde gelir. ez-Zehravî’nin naklettiğine göre elifli okuyuş mastarıdır, de olduğu gibi.