Av’a (ok) atsa yahut onu vurmuş olsa da ondan bir bölüm kopup ayrılırsa, o zaman şu üç durumdan hali olmaz:
Avı iki parçaya ayırır ya da başını koparır, bu şekilde tüm avı kendisine helal olur. İster iki parçayı eşit bölsün, ister eşit bölmemiş olsun, fark etmez. Bunu, İmam Şafii söylemiştir. Ebu Hanife der ki: İki parça eşit olursa ya da başıyla beraber olan parça daha az olursa, bu durumda helal olurlar. Diğer parçası daha az olursa bu helal olmaz, ama başıyla beraber olan parça helal olur. Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki: “Hayvandan kopan bir şey canlı olduğu halde kopmuş olursa, o leştir.”
Şöyle cevap verilmiştir: Bir defa bu, yitirilmiş olmasıyla canlılık özelliği artık bulunmayacağından dolayı –iki parçanın eşit bir şekilde bölünmesinde olduğu gibi– yenilmesi de mübah olur.
Avın bir parçasının ortaya çıkmasıyla onda sürekli bir yaşamın devam etmiş olması. Hayvan yaşıyor olsa da ya da avcı ona yetişip de onu kesmiş olsa veyahut başka bir okla gelip atıp da öldürmüş olsa, hayvanı (henüz canlı iken) parçalayıp organını ortaya çıkarmak her halükarda haramdır. Ama ondan ortaya çıkan parça hariç olmak üzere avcı onu boğazlayarak keserse, av helal olur.
Avın bir parçasının ortaya çıkmasıyla onda sürekli bir yaşamın devam etmemiş olması. Bu konuda İmam Ahmed’den iki görüş gelmiştir:
Birincisi ve en meşhur olanı: Bu avın mübah olacağıdır. İmam Ahmed der ki: Şüphesiz Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in: “Diri hayvandan kopan bir parça leştir.” hadisi ancak hayvan yürüyüp gezip dolaştığı halde canlı iken kendisinden bir parça kopmuş olursa… anlamındadır. Ama parçalanması ve ölmesi ile birlikte sirayet edecek olur ya da az sonrasında ölecek olursa, tedavi süresinde söz konusu olmuşsa, o takdirde bunda bir sakınca yoktur. Bu, Şafii mezhebine göredir.
İkincisi: Ondan bir parçanın kopmuş olmasıyla bu avın mübah olmayacağıdır. Bu ise Ebu Hanife’nin mezhebidir. Çünkü Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in: “Diri hayvandan kopan bir parça leştir.” hadisi buna işaret etmektedir.
el-Muvaffak der ki: Birincisi daha meşhurdur; çünkü hayvanın bir bölümünün kesilmesi demek, hepsinin kesilmesi demektir; sanki ikiye bölmek anlamına gelir. Hadis ise kendisinden ayrılan bölümün leş olmasına değin, diğer geri kalan bölümün hayatta olduğunu gerektirmektedir. Biz de bunu diyoruz.
Ebu’l-Hattab şöyle demiştir: Bir görüşe göre; şayet av, kendi derisine asılı bir vaziyette kalmış olursa, o av helal olur.