"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Avlama işinde bulunan kişinin avı öldürmesinde mübah olan şartlar

Ava henüz ölmemişken yetişip de onu boğazlamaya gelince, bu boğazlamanın sıhhati (onu nasıl kestiği konusu) dışında, bunun mübahlığı hakkında bir şart yoktur. Bu nedenledir ki Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Eğitilmemiş olan köpeğinle avladığın avı ise henüz ölmemişken yetişip boğazlayabilirsen onu da ye.” Ama avı yaralayan kişinin avı öldürmesinde mübah olan şartlar yedi tanedir:

1) Avı boğazlayacak olan kişinin, kestiği helal olan kimselerden olması. Bu kimse, Müslüman ya da kitap ehlinden değil ise yahut bir deli olursa, avı mübah olmaz. Çünkü avlanmak, kesmenin yerine geçmektedir; onu yaralayan kişi de bıçak konumunda değerlendirilir. Avcının hayvanı yaralayıp kesmesi ise hayvanın damarlarını koparıp kesmesi hükmünde değerlendirilmiştir. Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurur ki: “Köpeğin avı alması, onu kesmek, boğazlamak demektir.” Buhari ve Müslim ittifak etmiştir. Nitekim avcı, hayvanı boğazlayan kimsenin konumunda addedilir, onun için bunu kesmeye ehil olması şarttır.

2) Ava kalkışıp onu yaralamaya ve yakalamaya girişirken besmele çekmesi. Şayet kasden ya da unutarak besmeleyi terk edecek olursa bu avı (yemek) mübah olmaz. Bu, mezhebimizin de ifade ettiği görüşünü oluşturmaktadır. Bir de bu, Şabi, Ebu Sevr ve Davud’un da görüşüdür. Çünkü Yüce Allah buyurur ki: “Üzerine Allah’ın adı anılmadan kesilen hayvanlardan yemeyin…” (Enam Suresi: 121) Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) ise şöyle buyurmuştur: “Köpeğini besmele çekerek salıverdiğin zaman o avın etini ye!” buyurdu. (Sahebe dedi ki): “Bunun üzerine ben: ‘Şayet benim köpeğimin yanında başka köpekler de görmüş olursam?’ diye sordum. Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem): ‘Başka bir köpekle beraber tutmamışlarsa, sırf senin köpeğin avı öldürse de yine etini ye!’ buyurdu.” Buhari ve Müslim ittifak etmiştir. Bir lafız da şöyledir: “Eğer başka köpekler katılmış olur da avın üzerine besmele çekilmemiş olursa, bunların tuttuğundan uzak dur ve onu da yeme.”
Ebu Salebe hadisinde ise şöyle geçmektedir: “Sen yayınla ele geçirdiğin avın üzerine besmele çekerek ye!” Bu deliller, sahihtir ve başkasına yönelmek doğru değildir.
Kasıt olmaksızın unutarak besmelenin terk edilmesini Ebu Hanife ve İmam Malik mübah saymışlardır. Çünkü avlayıcıyı avın üzerine göndermesi, onu boğazlamış ve kesmiş gibi addedilir; dolayısıyla besmeleyi unutması halinde -kurban kesme işinde olduğu gibi- mazur sayılır. Şöyle cevap verilmiştir: Kurban kesme işi, kesim yerinde gerçekleştirildiğinden orada besmeleyi unutmasına müsade edilebilir; ancak avda durum böyle değildir.
İmam Ahmed’den nakledildiğine göre kasden olsun, unutarak olsun köpeğin ava doğru salınmasında besmele çekmek şarttır. Ama okun atılmasında ise bu gerekli değildir; çünkü ok, hakiki bir (öldürme) aletidir ve bunda bir seçim yoktur. Tıpkı bıçak gibi sayılır, ama hayvanda durum böyle değildir; çünkü kendi seçimine göre bu gerçekleşmektedir.
İmam Şafii der ki: Avlanma da kasden veya sehven besmele çekmeden de kesilen hayvan mübahtır. Çünkü şöyle rivayet edilmiştir: “Müslüman besmele çeksin ya da çekmesin o (her halükarda) Allah adına keser.”
Ebu Hureyre’den nakledildiğine göre; Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’e: “Bizden birisi hayvan keserken Allah adını anmayı unutsa durum ne olur?” diye sorulunca, O (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle cevap verdi: “Allah’ın adı her Müslümanın kalbinde yer alır.” İmam Ahmed’den bu yönde gelen başka bir rivayeti daha vardır.
el-Muvaffak der ki: Şafii ashabının ileri sürdükleri hadislere gelince; Meşhur olan Sünen sahipleri bunları zikretmiş değillerdir. Bunlar sahih de olsalar kurban kesimi hakkındadır ve bunların av için kıyas edilmeleri doğru değildir. Zira av konusunda zikretmiş olduklarımız av konusuna hastır.
Köpeği gönderip salma esnasında besmele çekmeye itibar edilir. Çünkü bu, bizzat onu sevk edip gönderen avcının bir eylemidir; dolayısıyla bu esnada besmele çekmesine itibar edilir. Tıpkı kurban boğazlayan bir kimsenin kesim sırasında besmele çekmesine ve okunu ava attığı vakit o avcının besmele çekmesine itibar edileceği gibidir.

3) Avlayacak olan hayvanı bizzat avcının kendisi avın üzerine göndermesi gerekir. Şayet hayvan kendiliğinden o ava gidecek olur ve onu öldürecek olursa, bu durumda avı mübah olmaz. Bunu, İmam Malik, İmam Şafii, Ebu Sevr ve Rey ashabı söylemiştir. Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): “Köpeğini besmele çekerek salıverdiğin zaman o avın etini ye!” buyurmuştur. Şüphesiz avlayacak olan hayvanın salınması, onu kesmesi konumunda addedilir, onun için bunun yanında besmele çekmesine de itibar edilir.
Ata ve Evzai ise; av için onu çıkarmış olursa, bu durumda onun avından yenir, demişlerdir. İshak ise şöyle der: Şayet onu (köpeği) serbest bırakacağı vakit besmele çekecek olursa, onun avı mübah olur.
Avlayıcı köpek vb. kendiliğinden gidecek olur, sahibi de besmele çekse ve onu kovalasa da bunun üzerine koşmasını hızlandıracak olursa, avı mübah olur. Bunu, Ebu Hanife söylemiştir. Çünkü kovalaması onu avın üzerine yollaması gibidir. İmam Şafii ise bu şekilde yapmakla avın mübah olmayacağını söylemiştir. İmam Malik’ten ise bu iki mezhebin görüşü doğrultusunda (iki farklı) görüşü gelmiştir.

4) Avlayacak olan hayvanın eğitimli olması. Bu şartın itibar edilmesinde bir ihtilaf yoktur. Çünkü Yüce Allah buyurur ki: “Allah’ın size öğrettiğinden öğretip avcı hale getirdiğiniz hayvanların sizin için yakaladıklarından da yeyin ve üzerine Allah’ın adını anın (besmele çekin.)” (Maide Suresi: 4) Bunun yanında (az önce) geçen Ebu Salebe hadisi de bu minvalde gelmiştir. Avlayacak olan bu hayvanların eğitimi hususunda üç tane şarta bakılır: Avcı hayvanı gönderdiğinde hayvanın ava doğru gitmesi, onu kovaladığında da atağa geçmesi gerekir ve avı tuttuğunda da (hayvan) onu yememelidir.
Eğitimli bir hayvan seviyesine gelene kadar, örf hükmüne göre defalarca kez bu iş ona tekrar ettirilir. Bu öğretim tekrarının en asgarisi üç defadır. el-Kadı (İyaz) der ki: Bu Ebu Yusuf ve Muhammed’in görüşünü oluşturmaktadır. Şafii ashabı ise bu noktada defalarca bir sayı tekrarını takdir etmemişlerdir. Çünkü takdir etmek, tevkifi bir hükmü ifade eder, halbuki bu hususta bir tevkifi hüküm yoktur; belki o hayvanın örfen eğitici olmasına dair bir tür takdir verilmiş olsa gerektir.
(Hayvanın eğitimi için) defalarca tekrar edilmesine itibar edilir, zira bu eğitimi tekrar edilmeyecek olursa hayvan o avı doymak için yakalaması muhtemeldir. Onun için tekrar edilerek eğitilmesi şekliyle bunun önüne geçilebilir. Nitekim Rabia ve İmam Malik’ten nakledildiğine göre, hayvanın yemeyi terk etmesine itibar edilmez. Çünkü bu minvalde Ebu Salebe’den rivayete göre, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Köpeğini besmele çekerek salıverdiğin zaman -ondan köpek yemiş dahi olsa- o avın etini ye!”
Şöyle cevap verilmiştir: Bir defa bu görüş, Adiy b. Hatem’in rivayetine terstir. Çünkü o, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu bildirir: “Şayet o avdan köpek yiyecek olursa sen ondan yeme, çünkü o avın sadece köpeği için avlamış olacağından endişe ederim.” Buhari ve Müslim ittifak etmiştir. Bu hadis, öne alınması bakımından daha evla sayılır; çünkü tercih edilen budur ve bu, üzerinde ittifak edilmiş bir hadistir. Bir de bir ziyadeyi içermektedir ki o da söz konusu olan illetin hükmünü ortaya koyar. Sonra Salebe hadisi eğitici bir hayvanın avlamasıyla ilgili konuyu içerdiğine hamledilir; çünkü “eğitimli köpeğini saldığın vakit…” şeklinde geçmektedir. Dolayısıyla köpek avı yemeyi bırakmadığı sürece, eğitici köpek sayılmış olmaz.

5) (Köpeğin vb.) o avdan yememesi. Şayet yiyecek olursa iki görüşten en sahih olanına (birincisine) göre, o avı yemek mübah olmaz. Bunu, İshak, Ebu Hanife, onun ashabı ve Ebu Sevr söylemiştir. Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem), Adiy hadisinde şöyle buyurur: “Eğitilmiş köpeğini besmele çekerek salıverdiğin zaman o avın etini ye!” (Adiy): “Eğer avı öldürürse?” diye sordum. Şöyle buyurdu: “Öldürse de ye ancak köpeğin yemiş olursa başka. Bu durumda, o avdan yemiş olursa onu yeme, çünkü avın köpek için olacağından endişe ederim.” Buhari ve Müslim ittifak etmiştir. Zira –hayvanı salıvermek ve eğitmekte olduğu gibi– avın başlangıcında şart olan bir şey, diğer avlarda da şart olur.
İkinci görüşe göre ise o avı yemek mübah olur. Bunu, İmam Malik söylemiştir. İmam Şafii’nin de bu iki mezhebin görüşü doğrultusunda (iki farklı) görüşü gelmiştir. Bu avdan yemenin mübahlığına dair Yüce Allah’ın: “Hayvanların sizin için yakaladıklarından da yeyin…” (Maide Suresi: 4) buyruğunun genel manasıyla ve Ebu Salebe hadisiyle delil gösterilmiştir. Çünkü bu av, eğitimli bir köpek tarafından yakalanmış olduğundan sanki o avdan yememiş gibi addedilir. Şayet yemiş de olsa muhtemeldir ki köpek, çok acıktığı için ondan yemiştir yahut ava karşı çok haşin davrandığı için bunu yapmıştır.
Şöyle cevap verilmiştir: Bir defa bu ayet-i kerime söz konusu olan bu avı içermemektedir. Ayette geçen: “sizin için yakaladıklarından…” (Maide Suresi: 4) ifadesi gelmiştir ki bu da o avın, (avcının) kendisi için avlandığını göstermektedir. Salebe hadisine gelince, İmam Ahmed bu hususta: “(Senette yer alan ravi) Huşeym’in bu noktadaki rivayeti hakkında (hadis alimleri) ihtilaf etmişlerdir. Şüphe yok ki Adiy hadisi daha sahih olarak gelmiştir; çünkü hakkında Buhari ve Müslim ittifak etmiştir. Buna ek olarak zaptı daha güçlü ve lafzı da daha aşikardır. Konunun hükmünü ve illetini de açıklamaktadır. Muhtemeldir ki hayvan o avı öldürdükten sonra ondan yemiş, sonra da ayrılıp gitmiştir.
Gelen ayetin umumi manası ve bu husustaki haberler/hadisler sebebiyle ilim ehlinin çoğunluğunun görüşüne göre, geçen avlardan dolayı ise herhangi bir haramlık söz konusu olmaz. Has olan sadece onun yemiş olduğu şeyler noktasındadır ve başkasında ise umum sebebiyle kaza edilmesi gerekmektedir. Çünkü eğitme şartlarının bir araya getirilmesi hasıl olacağından, buna dair hüküm vermek de vacip olur. Bu nedenle de o avının helal olduğuna dair hüküm verdik. Şayet köpeğin yediğine dair bir belirti varsa unutması, çok acıkmış olması veyahut eğitilmiş olduğunu algılayamaması gibi etkenlerden dolayı bu avdan yemiş olması muhtemel sayılır. Bu durumda, ihtimale göre kesin olan bir şey terk edilmez.
Ebu Hanife ise bunun haram olacağını; çünkü şayet bu köpek eğitilmiş ise bu durumda o avdan yemez, demiştir. Ona ise geçen açıklamalarla cevap verilmiştir.
Köpek şayet avın kanını içse ama etinden yemese, o avdan (avcının) yemesi haram olmaz. Bunu, İmam Ahmed ifade etmiştir. Nitekim Ata, İmam Şafii, İshak, Ebu Sevr ve Rey ashabı da bu görüşü ileri sürmüşlerdir. Çünkü ayet-i kerimenin umumi manası ve hadisler buna delalet etmektedir. Çünkü kanın içilmesi, Adiy hadisinde gelen: “Şayet ondan yemiş olursa, o zaman o avdan yeme” ifadesinden kapsam dışına çıkmaktadır, zira köpek avdan yemiş değildir. Bir de avcı o avı ile onun kanını kasdetmez, ondan bir fayda da görmez; dolayısıyla köpeğin kanından içmesi durumunda, onu köpeğin kendisi için avlanan bir av konumuna getirmiş de olmaz. Şa’bi ve Sevri ise bunu kerih görürler; çünkü bunun bir tür yemek anlamına gelebileceğini ileri sürmüşlerdir.

6) Avı yaralaması sonucu, şayet avı boğacak olur ya da çarpması sonucu öldürecek olursa, o avı yemek mübah olmaz. eş-Şerif der ki: İlim adamlarının çoğu bunu söylemiştir. Çünkü o ava bir şey atmaksızın öldürmüş olacağından sanki ona taş atıp öldürmüş gibidir. Halbuki Yüce Allah, (taş, ağaç vb. ile) vurulup öldürülmüş olan bir avı haram kılmıştır. Bu da aynı manaya gelmektedir.
İmam Şafii ise kendisine ait görüşünde bunun mübah olacağını, çünkü ayet ve hadislerin genel manasının bunu ifade etmiş olacağını söylemiştir. (Ancak kendisine) bunların geçen açıklamalara mahsus olacağı, şeklinde cevap verilmiştir.

7) Avın üzerine (köpek vb.) salmasıyla, onun gidişini göremeyecek ve onu izleyemeyecek olur da bu durumda ava isabet edecek olursa, o avı yemek mübah olmaz. Bu, ilim ehlinin çoğunluğunun görüşüdür. Çünkü bu durumda ava gönderimde bulunmuş değil, sadece köpek vb. için ava gönderimde bulunmuş addedilir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/avlanmanin-mubah-olmasinin-temeli/,https://kutsalayet.de/egitilmesi-mumkun-olan-diger-hayvanlarla-avlanmak/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız