Ne kadar çok da olsa geçmiş namazların kazasında tertibe uymak vaciptir. İmam Malik ve Ebu Hanife şöyle demişlerdir: Bir gün bir gece süreden fazla olan namazda tertibe uymak vacip değildir. Çünkü bundan fazla olması durumunda ondaki tertibe uymak oldukça zordur. İmam Şafii ise; kaza orucunda olduğu gibi, bunda herhangi bir tertibin vacip olmadığını ifade etmiştir.
Tertibe uyma noktasında itibar edileni, İbn Ömer’den merfu ve mevkuf gelen şu rivayettir: “Her kim, bir namazı unutur ve bunu imamın arkasında namaz kılarken hatırlarsa, imam selamı verince unutmuş olduğu namazı hemen kılsın, sonra da öbür namazı (kıldığını yeniden) kılsın.”
Ebu Cuma Habib b. Sabba’dan nakledildiğine göre -ki kendisi Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) dönemine yetişmiş bir şahsiyettir- Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) Ahzap yılında akşam namazını kıldı ve bitirince: “Sizden birisi benim ikindiyi kıldırdığımı biliyor mu?” diye buyurdu. Ashab: “Ey Allah’ın Resulü! Siz ikindiyi kılmadınız.” dediler. Bunun üzerine müezzine emretti ve (ikindi) namazı için kamet getirdi, namazını kıldı ardından da akşam namazını tekrar kıldı.
Vakit içerisinde ihram tekbiri alsa sonra bu esnada vaktini geçirmiş olduğu bir namazın kaldığını hatırlasa, vakit de varsa namazı tamamlar ve geçmiş namazı da kaza eder. Ardından o kılmakta olduğu namazı mutlaka olarak tekrar kılar. Bu, İbn Ömer, İmam Malik, Leys ve İshak’ın namaza uyan kişi hakkındaki görüşleridir.
İmam Ahmed’den nakledildiğine göre bu durumdaki kişi namazını keser ve geçmiş namazını da kaza eder. Bu da Nehfü, Zühri, Rabia ve Yahya el-Ensari’nin münferid kişinin namazı hakkındaki görüşleridir.
İmam Şafii ve Ebu Sevr der ki: Bu kişi namazını tamamlar ve başkası olmaksızın sadece o kaçırdığı namazı kaza eder. Bu ise tertibe uymanın vücubiyeti hakkındaki ihtilaflara mebni olan bir husustur, buna dair izahlar ise geçmişti.