İlim adamları, halihazırda mevcut olan, değişmemiş ve başkası tarafından da kullanılmayıp gasbedilmiş bir malın geri verilmesinin vacip olacağı noktasında icma etmişlerdir.
Sonra gasbedilen bir malın ücreti olursa, elinde kaldığı sürece gasıbın bunun misli ücretini vermesi gerekmektedir, ister ondan faydalanılmış olsun, ister o şekilde bırakılıp terk edilmiş olsun, fark etmez. (Hanbeli) mezhebimizce bilinen görüş budur. Nitekim İmam Şafii de bunu söyler. Çünkü fasit bir akitte telef edilmesiyle tazmini söz konusu olabilen her bir şeyin, sadece ayni malların telef edilmesi sebebiyle tazmin edilmesi de caizdir. Bunun yanında elde edilen faydalar, gasbedilmiş mütekavvim (değerli) mal olduğundan –aynı mallar gibi– tazmini de gerekli olur.
Ebu Hanife ise elde edilen faydaların tazmin edilmeyeceğini söylemiştir. İmam Malik’in arkadaşları da bu görüşe destek çıkmışlardır. Burada ücretin vacip olmayacağını savunanlar Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in: “Menfaat, sorumluluk (külfet) karşılığındadır” hadisini gerekçe göstermişlerdir. Bunların tazmini ve sorumluluğu gasıba aittir.
Şöyle cevap verilmiştir: Bir defa buradaki hadis, alışveriş konusu hakkında gelmiştir ve gasıb bu konuya girmez. Çünkü icmaya göre gasıbın, gasbedilen bu maldan istifade etme hakkı yoktur.