Ve derler: “Rabbimiz, cehennem azabını bizden uzaklaştır. Onun azabı süreklidir.”
Diyanet Vakfı
Ve şöyle derler: Rabbimiz! Cehennem azabını üzerimizden sav. Doğrusu onun azabı gelip geçici değil, devamlıdır.
Kurtubi Tefsiri
Onlar ki: “Rabbimiz, bizden cehennem azabını geri çevir. Çünkü gerçekten onun azâbı kesin bir helâk oluştur” derler.
“Onlar ki: Rabbimiz bizden cehennem azabını geri çevir…derler.” Yani onlar Rabblerine itaat etmekle birlikte, Allah’ın azabından korkarlar ve endişe ederler. İbn Abbâs der ki: Onlar bu duayı secde ve kıyamları halinde yaparlar.
“Çünkü gerçekten onun azâbı kesin bir helâk oluştur.” Yani o azâb daimidir ve insanın yakasını bırakmayan bir azabdır. Buradaki
“Kesin bir helâk oluş” anlamındaki lâfız ayrılmayan, daimi olarak yakayı bırakmayan demektir. Alacaklıya: denilmesi de, borçlusundan ayrılmamasından Ötürüdür. Filan kişi bu şeye gönülden bağlıdır, ondan kopamıyor” demektir.
İbnu’l-A’râbî, İbn Arafe ve başkalarının naklettiklerine göre bu lâfzın Arapçadakİ anlamı budur. el-A’şa da şöyle demiştir:
“Eğer cezalandırırsa o kesin bir helâk olur ve eğer verirse,
Pek çok verir ve hiç aldırış etmez.”
el-Hasen dedi ki: Onlar her ğarîm (alacaklı)’nin borçlusundan ayrılacağını ancak cehennem ğariminin bundan müstesna olduğunu bilmişlerdir.
ez-Zeccâc dedi ki: “Garâm” azâbın en şiddetliyidir. İbn Zeyd, bu şer ve kötülük demektir; Ebû Ubeyde ise helâk oluştur diye açıklamıştır. Hepsinin anlamı da birdir,
Muhammed b. Ka’b dedi ki: Yüce Allah dünyada iken onlardan Naîm cennetlerinin bedelini istedi. Onlar, bu bedeli vermediler. Onları cehenneme sokmak suretiyle bu bedeli ödemeyişleri dolayısıyla onları cezalandırmış olacaktır,