Şüphesiz sana biat edenler ancak Allah’a biat etmektedirler. Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdini bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur; kim de Allah’a verdiği ahde bağlı kalırsa Allah ona büyük bir mükâfat verecektir.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
İnnellezîne (şüphesiz o kimseler ki) yubâyiûneke (sana biat ediyorlar) innemâ (ancak) yubâyiûnallâhe (Allah’a biat ediyorlar) yedullâhi (Allah’ın eli) fevka (üstündedir) eydîhim (onların ellerinin) fe-men (artık kim) nekese (bozarsa) fe-innemâ (ancak) yenkusu (bozmuş olur) alâ nefsihî (kendi aleyhine) ve men (ve kim) evfâ (yerine getirirse) bimâ (şeyi ki) âhede (söz verdi) aleyhu (onun üzerine) Allâhe (Allah’a) fe-se-yu’tîhi (ona verecektir) ecran (bir mükâfat) azîmen (büyük).
Mukatil Tefsiri
Şüphesiz sana Hudeybiye günü Harem bölgesinde ağacın altında biat edenler ki bu Rıdvan Biatı’dır ve Müslümanlar o gün bin dört yüz kişiydiler, Peygambere savaşmak ve düşmandan kaçmamak üzere biat ettiler; işte onlar ancak Allah’a biat etmektedirler. Allah’ın eli, kendilerine vaat ettiği hayrı yerine getirmesi bakımından onların ellerinin üzerindedir; çünkü onlar Peygambere, Biz sana kaçmamak ve savaşmak üzere biat ediyoruz, bunu bizim için bil ve kabul et, demişlerdi. Kim bu biatı bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur; kim de biat hususunda Allah’a verdiği ahde bağlı kalırsa Allah ona ahirette büyük bir mükâfat, yani büyük bir karşılık verecektir; bununla cennette bol bir nasip kastedilmektedir.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah Peygamberi Muhammed’e şöyle buyuruyor: Hudeybiye’de ashabından sana, düşmanla karşılaştıklarında kaçmamak ve arkalarını dönmemek üzere biat edenler, sana biat etmekle gerçekte Allah’a biat etmektedirler; çünkü Allah, verdikleri bu söze bağlı kaldıkları takdirde kendilerine cenneti garanti etmiştir. Tevil ehli de bu konuda bizim söylediğimize benzer görüşler söylemiştir. Bunu söyleyenlerin rivayetleri şöyledir: Muhammed b. Amr bana anlattı, dedi ki: Ebû Âsım bize anlattı, dedi ki: Îsâ bize anlattı; ayrıca Hâris bana anlattı, dedi ki: Hasan bize anlattı, dedi ki: Verkâ bize anlattı; her ikisi de İbn Ebî Necîh’ten, o Mücâhid’den, Sana biat edenler, sözü hakkında şöyle nakletti: Hudeybiye günüdür. Bişr bize anlattı, dedi ki: Yezîd bize anlattı, dedi ki: Saîd bize Katâde’den, Şüphesiz sana biat edenler ancak Allah’a biat etmektedirler. Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdini bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur, sözü hakkında şöyle anlattı: Bunlar Hudeybiye günü biat eden kimselerdir. Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir, sözünün tevilinde iki yön vardır: Birincisi, biat sırasında Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir; çünkü Peygamberine biat etmeleriyle Allah’a biat etmiş oluyorlardı. İkincisi ise Allah’ın kuvvetinin, Resulüne yardım hususunda onların kuvvetlerinin üzerinde olmasıdır; çünkü onlar Allah’ın Resulüne düşmana karşı ona yardım etmek üzere biat etmişlerdi. Kim ahdini bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur, yani ey Muhammed, kim sana verdiği biatı bozup düşmanlarına karşı sana yardım etmez ve Rabbine verdiği söze aykırı davranırsa, bunu ancak kendi aleyhine yapmış olur; çünkü böyle yapmakla Allah’ın biata bağlı kalana vaat ettiği cennetten kendisini çıkarır. Dolayısıyla biatını bozmakla kendisinden başkasına zarar vermemiş, sadece kendi aleyhine bozmuş olur. Allah’ın Resulüne gelince, içlerinden biatını bozan bozsa da biatına bağlı kalan bağlı kalsa da Yüce Allah onu düşmanlarına karşı mutlaka destekleyecektir. Allah’a verdiği ahde bağlı kalan kimseye gelince, yani Allah yolunda düşmanla karşılaştığında sabretmek ve Peygamberine düşmanlarına karşı yardım etmek üzere Allah’a verdiği sözü yerine getirene, Allah büyük bir mükâfat verecektir; yani Allah ona büyük bir sevap verecek, Allah’a verdiği ahde bağlı kalması ve sıkıntı anında Peygamberiyle birlikte sabretmek üzere güçlü yeminlerle Resulüne verdiği sözü tutması sebebiyle onu cennete koyacaktır. Tevil ehli de bu konuda bizim söylediğimize benzer görüşler söylemiştir. Bunu söyleyenlerin rivayetleri şöyledir: Bişr bize anlattı, dedi ki: Yezîd bize anlattı, dedi ki: Saîd bize Katâde’den, Allah ona büyük bir mükâfat verecektir, sözü hakkında şöyle anlattı: Bu, cennettir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…