Ve malı aşırı bir sevgiyle seviyorsunuz.
Diyanet Vakfı
17, 18, 19, 20. Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz, yoksulu yedirmeye birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. Haram helal demeden mirası yiyorsunuz. Malı aşırı biçimde seviyorsunuz.
Kurtubi Tefsiri
Malı’da, ondaki hiçbir hakka riayet etmeksizin, pek çok seversiniz.
“Malı da, ondaki hiçbir hakka riayet etmeksizin” helaliyle, haramıyla “pek çok” alabildiğine
“seversiniz.”
“El-Cemm”
“Çok” demektir. “Cemme’ş-şey’u, yecumu, cumumen” “O şey çok oldu, çoğaldı, çoğalır” denilir. Bu durumda olan hakkında; “Cemme” ile “Câmme” denilir. “Cemme’l-mâu fi’l-havdi” “Su havuzda toplandı” ifadesi de buradan gelmektedir. Şair de şöyle demiştir:
“Allah’ım, mağfiret buyurursan -eğer- çokça bağışlarsın.
Sana karşı çokça günah işlememiş hangi kulun vardır ki?”
“El-cemmetu” “Suyun toplandığı yer” demektir, “El-cemum” “Suyu bol kuyu” demektir. (Cim harfi) ötreli olarak; “El-cumum” mastardır. Kuyudaki su çekildikten sonra çoğalıp, biraraya toplandığı vakit: “Cemme’l-mâu, yecimmu, cumumen” “Su birikti, arttı, birikir, artar” denilir.